DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Turgut Alaydın,



Kurdinfo:10:17 - 22/2/2010

Kürdistan Bölgesi’ne yapılan ihracatın % 50’sinden fazlasını Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi karşıliyor


Alaydın: Sermaye ürkektir

 

 

Diyarbakır, 21 Şubat (AKnews) – Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Turgut Alaydın, "Sermaye ürkektir. Hangi ülkede olursa olsun, sermayedar kesim yapacağı yatırımların garantide olmasını ister" dedi.

Ürkütülen sermayenin kaçacağını belirten Alaydın, "Demokratik açılım"ın verdiği güvenin bölgede üretimi hızlandırdığı ve bölgedeki kalkınmayı sağladığını ifade etti. Kürdistan Bölgesi’ne yapılan ihracatın yüzde 50’sinden fazlasını Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi'nin karşıladığını söyleyen Turgut Alaydın, işverenlerin gidiş gelişlerinin kolaylaştırılması için Diyarbakır’a sivil havaalanı açılması gerektiğini ekledi.

Alaydın, bölgenin ihracat miktarı, üretim kapasitesi, iş hacmi, Kürdistan Bölgesi ile ekonomik ilişkileri, Hewler’de Türk Konsolosluğu ve bankalarının açılma çalışmalarını AKnews’e değerlendirdi.

Organize Sanayi Bölgesi’nde şu an kaç işletme mevcut, kaçı faal?

Şu anda aktif olarak 105 firma var, 12 tanesi çırçır ve pamuğa dayalı olduğu için dönemsel çalışıyor. 10 tane firmamız da değişik sebeplerle, ekonomik sebeplerle kapalı durumda. 105 firmadan 22 tanesini düştüğümüz zaman, geri kalan firmalarımız aktif olarak çalışıyor. Ama kapasite olarak değişiktir. Mesela gıda sektöründe ağırlıkta olan un fabrikalarımız tam kapasite çalışıyor. Taş grubunda mermer sektörümüz yüzde 80’in üzerinde bir kapasite ile çalışıyor. Yapı kimyasalları, yapı elemanları aktif çalışma içerisinde.

En çok gelişen sektörler neler?

İhracat payında Organize Sanayi Bölgesi’ni değerlendirdiğimiz zaman, ihracat kaleminde en büyük kalemi mermerde görüyoruz. İşlenmiş mermerde görüyoruz. Ama onun yanında trafo imalatından tutun, damlama sulamada büyük gelişmeler var. Özellikle 2008 yılı çiftçiler için bir milat olarak kabul ediliyor.

Özel bir nedeni var mı?

Suyun azalması, kuraklık, tarımın gerilemesi, insanları teknolojiyi kullanmaya yönlendirdi. Suyun kıymeti anlaşıldı. Suyun değeri anlaşıldı. Damlama sulama sistemleri üzerine firmalarımız çoğalmaya başladı.

En popüler sektör hangisi?

Gıda sektöründe, gıda paketlemede geleceğin en popüler sektörleri içerisinde yer alıyor. İnsan beslenmesine yönelik sektörlerde, gıda paketlemede büyük bir patlama yaşanacak. Bu özellikle Afrika’ya yönelik pazarı yakalayabilirsek böyle olacak.

Neden Afrika?

Ucuz gıda ama besleyici gıda söz konusu. Yani bizde temel olan gıda buğdaydır. Biz tarıma dayalı sanayimizi o konuda da geliştirebilirsek, önemli bir mesafe kat edeceğiz. Ben Birleşmiş Milletler danışmanlarından birinden şunu öğrendim; bölgemizdeki buğdayımız makarnalık ve bulgurluktur. Bu kalitede bir üretim var. Biz bulguru Afrika’ya pazarlayabilirsek, yani Afrikalı'ya bulgur yemeyi öğretebilirsek, onları hem ucuz gıdayla beslemiş olacağız, hem de orada büyük bir pazar yaratmış olacağız. Ekonomik olarak en ucuz gıdalardan biridir bulgur. Ama besleme anlamında, besleyicilik anlamında en üstün gıdaların içine giriyor. O yüzden özellikle paketlenmiş gıda, kurutulmuş sebze çok önemli.

Organik tarımda ne durumdasınız?

Şu bir gerçek; dünya artık organik tarıma, organik beslenmeye yöneliyor. Biz eğer sebzemizi sağlıklı bir ortamda kurutabilir, paketleyebilir, ihracat yapabilirsek, Avrupa’daki pazarımızı daha sağlıklı hale getirebilirsek ciddi bir gelişim sağlarız. Mesela son 21 Aralık 2009’da yaptığımız tahsislerde, tesis yapabilmeleri için 29 firmaya ben tarım destekli yer verdim. Bu büyük bir aşamadır.

Farklı illerden, farklı bölge ve ülkelerden Diyarbakır’a gelip yatırım yapan müteşebbisler var mı?

En son Kütahya seramik bizde yatırıma başladı. Kap diye bir firmamız var, bu köprü ayaklarını yapan firma, Seyrantepe Viyadükü’nü yapan firmamız var. Dışarıdan da yatırımcı geliyor ama ağırlıkta bölge insanları ve ilimizin insanları yatırım yapıyor. Yatırımımız 2009’da bayağı büyüdü. Şu anda 36 tane firma inşaat halinde. 105 tane firma üretimde, 36 tane firma da şu anda inşaat halinde.

Bunların içinde bölgenin değil, Avrupa’nın en önemli teknolojik yatırımı bize geldi. Avrupa’nın en modern tesisini kuruyoruz şu anda. Toplam 80 bin metre kare kapalı alanı olacak. 4 sektörde üretim yapacak. Alçı, sıva ve onun yan sektörleri ile ilgili dört işletme kuruluyor. Toplam istihdam sayısı bin 50 olacak. Bunun nakliyesi, pazarlaması, pazar gruplarıyla belki 5 bin kişiye hitap edecek bir kuruluşumuz. Bu konuda büyük bir gelişme kat ettik. 2008’in özellikle 6. ayından sonra bu konuda bölgede bir ivme kazandık yatırımlar konusunda. Bu dışarıdan yatırımcıları da yavaş-yavaş bölgemize artık getiriyor.

Güven ortamının gelişmesiyle birlikte bölgemiz bu konuda büyük bir gelişme sağladı. Şu anda boş parselim yok. Tahsis edeceğim boş alanım kalmadı. Mevcut firmalara her gün bir yenisi ekleniyor. Bu yıl sonu itibariyle, 36 firmamızda en azından yüzde 80’ninin tekrar üretime katılacak ve böylelikle üretimde olan firma sayımız 150’ye yaklaşacak.

Bahsettiğiniz ilerlemelerin “Demokratik açılım” ile bir bağlantısı var mı?

Mutlaka var. Sermaye ürkektir. Hangi ülkede olursa olsun, sermayedar kesim yapacağı yatırımların garantide olmasını ister. Sermayeyi ürkütürsen kaçar gider. Açılımlar üretimi biraz hızlandırdı. Öz güven olayı, güven zincirinin oluşması bölgedeki kalkınmayı sağladı, ivme kazandırdı. En azından bazı insanlar bazı konularda kendilerini ifade edebildiler. “Teşvikte bunu istiyorum” diyebildiler. “Bana bunu verirseniz, gelip burada yatırımımı yaparım” dediler. Demokratik açılım bu güvenceyi verdi, yadsımak mümkün değil.

Yatırımları yüzde kaç artırdı?

Büyüme anlamında söylüyorum; 1996’dan 2008 yılına kadar toplam kapalı alan miktarı bazında bakarsanız, toplam büyüklüğümüz 100 bin metrekare ise, 2008 ile 2009 yılında toplam kapasitemiz 200 bin metrekareye ulaştı. Yani yüzde 50 oranında bir artış var. Bu güvenle bu geldi.

2009 yılının Aralık ayında uygulaması sona eren Teşvik Yasası çok eleştiriliyordu. Siz de aynı görüşte misiniz? Yasanın bölgeye faydası oldu mu?

Bize 5084 sayılı yasa bir aktivite getirdi. Özellikle sanayiciye bedelsiz yer vermekle sanayicinin önünü açtı. Vatandaş arsaya ödeyeceği parayı alt yapısında kullandı. İnşaatlarını daha hızlı bir şekilde bitirme şansına sahip oldular. SSK işveren hissesinin ödenmesi, enerjideki destekler, yatırım teşvikine bağlı olan, ithal edilen ürünlerde, makinelerdeki avantajlar bir ivme kazandırdı bölgeye. 5084 sayılı yasa sona erdi.  Sigorta Sosyal Güvenlik İşveren Hissesi Payı süresi uzatıldı. Dileriz ki uygulama devam eder, bu bedelsiz arsa uygulaması devam eder. Bölgenin kalkınması açısından bu çok önemli. Çünkü en büyük kalkınmayı sağlayan kalemlerden biri o oldu. Büyük bir avantaj sağladı. Sadece Diyarbakır için değil, bu Teşvik Yasası içerisine giren iller için geçerli.

Teşvik Yasası'yla ilgili bazı tartışmalar var. Osmaniye’nin aldığı pay ile Diyarbakır’ın aldığı pay aynı olmamalı deniliyor. Pozitif ayırımcılık olmalı mı?

Mutlaka olmalı. Bu her yerde dillendiriliyor. Bana göre bir Şırnak ile Mardin de bir tutulmamalı, bir Mardin ile Diyarbakır da bir tutulmamalı. Muş ile Van da aynı tutulmamalı. Gelişmişlik düzeyine göre bu oranlar değişmeli. Gelecek teşvikler bölgesel ve sektörel olmalı. Örneğin siz Deniz turizmi olan bir bölge ile Diyarbakır’daki inanç turizminin teşviklerini bir yaparsanız, olmaz.

Nakliye konusunda durum nasıl?

Bölgesel farklılıklar, ulaşım, nakliye üst üste bindiği zaman yatırımların hızlılık oranı değişiyor. Bir Osmaniye gibi hızlı büyümedik ama bir Van’dan çok hızlı büyüdük. Çünkü gelen teşvikler, Diyarbakır’ın konumu bunda etkili oldu.

İlk OSB kümeleşmesi Antep’te 1960’lı yıllarda başlıyor. Biz Diyarbakır olarak sanayide, kümeleşme alanında 1996’da başladık. Arada büyük bir sene farkı var. Bunu kapatmak bir iki yılla mümkün değil.

Organize Sanayi Bölgesi’nde hiç sorun yok mu?

Var. Sanayicimizin nakliye sorunu var. Karayollarında yük alma olayının bir standarda oturması nakliye fiyatlarını yükseltti. Diyarbakır’dan veya Mardin’den Mersin limanına yapılan ürün ile Aydın’dan oraya yapılan ürünü düşünün. Bir de Osmaniye’nin o limana nakliye yapma fiyatını düşünün. Bu konuda sıkıntı var. Eğer demiryolları istasyonları kurulabilse, bu fiyatlar daha da aşağı düşer.

Demiryollarının nereden nereye kurulmasını istiyorsunuz?

Bana kalsa Türkiye’deki tüm OSB’lerde Devlet Demiryolları'nın ağlarının geçmesi lazım. Hepsi birbirine bağlantılı olmalı. Mesela Devlet Demiryolları Antep’te benim üç buçuk kilometre ötemden gidiyor. Oradan bana bir hat verilirse, bir istasyon kurulursa bir sorun çözülmüş olacak. Devlet Demiryolları istasyonlarının kurulmasını hem yurt içi hem yurt dışı olarak düşünüyorum. Mardin, Kızıltepe’den, Irak, Suriye’ye yükünü demiryolu ile gönderebilirsin, Mersin limanına keza böyle gönderebilirsin. Bu kara yollarından daha ucuz bir maliyet. Bir TIR’ın sınırı var, tren vagonuna aynı ürünü daha fazla yükleyebiliyorsunuz ve nakliyesi daha ucuz.

Bunlar dışında kesintisiz temiz enerjinin olması gerekiyor. Sanayici enerjisini temiz almalı, sıkıntılı almamalı. Üretim anında pat diye elektrik kesilmemeli. Bunların olması için başta sayın valimiz olmak üzere, Ticaret Odası uğraşıyor, bunun çabasını veriyor. Bölgeye doğal gazın gelmesi için çaba sarf ediliyor. Tüm bunlara rağmen Diyarbakır bir cazibe merkezi oldu. OSB merkezimiz de aynı şekilde o cazibe merkezinin bir noktası olmaya başladı. Talep olmasaydı sıçrama olmazdı. Pazar payı büyüdükçe yatırımlar daha çok artıyor. OSB’nin sorunları var ama bu sorunların aşılması için çalışmalar yürütülüyor. Devlet demir yolları ile çalışmamız bir aşamaya geldi, doğal gaz çalışmamız devam ediyor, arıtma tesisi ile ilgili çalışma başlatıyoruz. Büyüme trendindeyiz.

Hükümet'ten beklentileriniz nelerdir?

OSB olarak taleplerimiz belli. Biz bölgenin kalkındırmasına göre teşvik yasasının yeniden organize edilmesini istiyoruz. Demokratik açılım ile beraber yeni bir teşvik yasası yeni bir uygulama ile daha da bir heyecan verecek. Ben şahsen bunu bekliyorum. Bu bölgede yatırımı hızlandırmanın temel unsurlarından biri. SSK işveren hissesinin hazinece karşılanması ivmenin temel unsurlarından biri. Bunların devam etmesi gerekiyor. Devam ederse, bölge daha hızlı bir şekilde kalkınacak. Gördüğümüz kadarıyla onunla ilgili çalışmalar devam ediyor.

Kürdistan Bölgesi ile iş yapıyor musunuz, iş hacminiz ne?

2008 sonu itibariyle Diyarbakır’ın ihracat payı 89 milyon Dolar. Diyarbakır’ın 2009 yılı ihracat payı 122 milyon Dolar'a çıkmış. Dolayısıyla bir artış söz konusu. İhracat kalemlerine baktığımız zaman 120 milyon Dolar'ın yüzde 55’ine yakını OSB’den çıkan ürünlerin, işlenmiş mamullerin bedelidir. Yüzde 60 ihracatın da yüzde 35’inin Kuzey Irak bölgesine olduğunu görüyoruz.

Oradan işverenler gelip burada yatırım yaparsa, onlara da bedelsiz arsa tahsis edilir mi?

Elbette. Bizim için yatırım önemli. Bizim sanayicimiz nasıl Erbil’de tesis kuruyorsa oranın yönetimi kolaylık sağlıyorsa, biz de aynı kolaylığı sağlıyoruz. Niye sağlamayalım ki? Bu konuda bir sıkıntımız yok.

Hewler’de Türk Konsolosluğu ve bankalarının açılma çalışmalarını nasıl görüyorsunuz?

Çok basit bir örnek vereyim. Geçen gün bir sanayicim ile görüştüm, bu arkadaş hem Diyarbakır’da hem de Erbil’de birer tesis kuruyor. O arkadaşın en büyük sıkıntılarından biri ihracatı nasıl yapacağı, para transferini nasıl yapacağı sorunu. Ben onunla ilgili birkaç kurumla görüştüm. Orada iş yapacak vatandaşlar, işin yürütülmesi için ticari ataşenin olmasını istiyor. Çünkü işleri daha rahat yürüyecek. Vatandaş oraya tesis kurmak için, tesisinin güvence altına alınması kaygısı taşıyor. Para transferinden mal transferine kadar bir çok kaygı yaşıyorlar. Bu tür boşlukların kapatılması için konsolosluğun açılmasında büyük bir fayda var. Sanayicilerimizin talebidir bu. Bu kendisiyle büyük bir gelişme de getirecek.

Konsolosluk açılırken, Diyarbakır’a bir sivil havaalanının kurulması daha da iyi olmaz mı?

Sivil toplum örgütleri bu talebi dillendirmeli. Bu dillendiriliyor da. Bizim açımızdan sivil havaalanı ile beraber kargo uçaklarına da yol açılabilirse, ihracat anlamında çok büyük faydası olacak. Bu yıllardır konuşulan bir şey. Ülke içerisinde bir sıkıntımız yok ama ülkeler arası transferlerde isteriz ki direkt uçuşlar olsun. Sadece yakın komşularımız değil, bu seferler Uzakdoğu’ya, Avrupa’ya da yapılabilsin istiyoruz. Oralara gidecek ve oralardan gelecek işadamları rahat gelip gitsinler istiyoruz. Bu olması gereken bir şey.

PORTRE / TURGUT ALAYDIN

1956’da Bitlis’te doğdu. İlk, orta ve liseyi Diyarbakır’da okudu. Diyarbakır Meslek Yüksekokulu mezunu olan Alaydın, 15 yıldır Organize Sanayi Bölgesi’nde görev yapıyor. Alaydın evli ve 3 çocuk babası.

md AKnews

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

1938 Dersim: Bir belge de Nazımiye Nüfus Müdürlüğü'nden!
11:09   29/8/2014
 kurdinfo.com: Yazıda/Belgede sözkonusu edilen aile Dr. Şivan'ın ailesidir.
‘’Desteya Diyalog a Kurd’’ Bir İttifak Değil, Bir Diyalog Girişimidir
17:44   28/8/2014
 Kürdistani Parti Girişimi’nden Kamuoyuna Zorunlu Bir Açıklama
DESTEYA DİYALOGÊ YA KURD ava bû
16:35   26/8/2014
 25.08.2014 tarihinde bir araya gelen Kürt parti ve örgütleri ÖSP, DBP ve DDKD’den oluşan bir sekretarya oluşturdu.
'Davutoğlu AB'ye kesinlikle inanmıyor, Türkiye liderliği ile İslam birliği istiyor'
11:07   23/8/2014
 Yrd. Doç. Behlül Özkan, Ahmet Davutoğlu'nun 300 makalesini inceleyerek başbakanlığı döneminde nasıl bir politika izlenebileceğini anlattı
DAIŞ, Quran, Şengal û Êzdiyên Almanyayê
20:48   22/8/2014
 Ev ne cara ewil e ku Kurdên Êzdî bi komkujiyan (jenosidan) re rûbirû dimîn in.
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi: 'IŞİD'den kaçan kadınlar yakalandıklarında intihar etmek için bıçak taşıyor'
00:30   21/8/2014
 Güney Kurdistana giden sivil toplum örgütlerinden oluşan heyet adına Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi açıklama yaptı.
Eski Bağdat Büyükelçisi ve Kamu Güvenliği Müsteşarı M. Özçelik: Kürtler bağimsizliğa gidiyor, tek çözüm desteklemek
18:25   18/8/2014
 'ABD ve Avrupa bağımsız Kürt devletine itiraz etmeyecek'
Ezidiler, inançları ve tarihleri
11:16   17/8/2014
 Etnik veya dil yönünden değil, inanç kimliği üzerinden tanımlanan küçük bir Kürt topluluğudur.
Şeyh Ahmet Barzanî
15:21   16/8/2014
 1969 da vefat ettiğinde, çocuklarına adından başka hiçbir şey bırakmadı. Ne bankada para, ne ev, ne dükkan vs. hiçbir şey…
IŞİD'e yardım eden ve destekleyen ülkelere yaptırım
01:17   16/8/2014
 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, IŞİD'e maddi destek veren ve vatandaşlarının örgüte üye olmasına izin veren ülkelere yaptırım uygulama kararı aldı
AB, IŞİD'e karşı Kürtlere silah yardımını üyelere bıraktı
20:23   15/8/2014
 Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Brüksel'deki toplantının ardından gazetecilerin ne kadar silah gönderileceği sorusuna,