Arşiv

Sonuç vermeyen Kürt platformları

Bilindiği gibi bugün Türkiye’de Kürt orjinli üç parti (HADEP, DBP ve DKP) var. Her ne kadar bu partilerin mevcut yasalara göre adı Türkçe ise de bu partilerin bütün kurucuları ve yöneticileri Kürttürler. Anayasa Mahkemesi DKP hakkında bölücülük iddiasiyla kapatma kararı vermiştir. Ancak henüz gerekçeli karar  tebliğ edilmediği için bu parti halen yer yer toplantılarında DKP adını kullanmaktadır.

Benim esasen değinmek istediğim İmralı sürecinden sonra bu partilerin yansıması olarak  kurulan platformlardır. Fakat partiler görünümlerini kamufle etmek istediklerinden dolayı bu platformlara vitrinlerini zenginleştirmek için bazı Kürt aydınlarına da yer verdiler. Hiç kuşkusuz bazıları sürecin dayattığı Kürtlerin birliğinin gerekliğine  inanarak katkı sunmak ve birliği  sağlamak için  çaba gösterdi.

Peki bu platformlar nelerdi ve ne oldular.

1) DEMOS
 
2) Demokrasi Hareketi (Türk solu ile ittifak)
 
3) Hür Demokratlar
 
4) Birlik İçin Girişim Hareketi.

Şimdi  kısaca bu platformlar hakkında bilgi sunmak istiyorum:   

1) DEMOS (Demokratik uzlaşma ve Kürt sorununa çözüm): Bu platform  İmrali sürecinden önceydi.17 Ocak 1998’de 72 Kürt aydınının girişimiyle İstanbul'da kuruldu. Daha sonra yapılan bir  toplantıda İstanbul’da 9 kişilik Koordinasyon Kurulu seçildi (A.Türk, Sırrı Sakık, T.Ziya Ekinci, Dr.Kemal Parlak, Faik bulut, Abdullah Amaç, M.Ali Eren, Melik Fırat ve  Ali Buran). İlk tolantımızda ben ve M.Fırat bu oluşumu bir Kürt dayanışma, bilgi üretme, çözüm önerilerinde bulunma amacına yönelik geliştirelim dedik ve herhangi bir partinin gölgesi  ve iz düşümü olmamalıdır, diye öneride bulunduk. Bu önerimize iki arkadaş  kısmen destek verdi.

Daha sonra komitede yer alan bazı arkadaşlar (A.Türk, Sırı Sakık, T.Ziya Ekinci ve  diğer bazı  DEP, HADEP kökenli kişiler) ‘Demokratik Cumhuriyet’  ekseninde  "Demokrasi Hareketi"ni kurdular.

2) Demokrasi Hareketi: Yöneticileri; Feridun Yazar, Ahmet Türk, T.Ziya Ekinci, Adnan Ekmen, Naci Kutlay, Kemal Okutan, Osman Özçelik, Altan Tan, Murat Bozlak ile Sırrı Sakık'tır. DEMOS Koordinasyon Kurulu’nda yer alan Melik Fırat, Dr. Kemal Parlak, Abdullah Amaç, M.Ali Eren ve ben  Demokrasi Hareketi’nde yer almadık.

3) Hür Demokratlar: Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılma kararı verildikten sonra, Ş.Elçi bir grup Kürt aydınına çağrı yaparak Kürtlerin birliğine yönelik yeni bir yapılanma için 15-16 Ocak 2000’de bir toplantı yaptı. Öncellikle belirteyim, toplantıdan önce 7 kişilik bir yürütme kurulu için çalışmalar yapıldı. Bu çalışmada M.Fırat, Selehaddin Kaya, M. Emin Sever,  Mehmet Baykara, Nazif Kalel, Ş.Elçi ve ben vardık. Bizim amacımız geniş Kürt kitlelerine ulaşmak, Kürtlerin birliğini, sürecin bize dayattığı Kürtlerarası uzlaşmayı ve hoşgörüyü  hedeflemekti. Ne yazık ki, Ş.Elçi'nin ben merkeziyetçi anlayışı ve komite dışında bazı kurum ve şahıslarla görüşmeler yapması, DKP'nin genel başkanı gibi hareket etmesi, bizi rahatsız etti. Ş.Elçi’nin bu ve benzeri tutumları üzerine biz durumumuzu gözden geçirdik ve iki gün sonra komiteden çekilme kararımızı faksla bildirdik. Bizden sonra ne mi oldu?

Bu komitenin ilk toplantısında, M.Fırat, Dr. M. Emin Sever, M. Baykara, Kasım Fırat ile İ. Güçlü  kopma noktasına geldiler. Bu arkadaşlar bazıları Temmuz'da yeni bir oluşum için bizi de çağırdılar. Bizler, daha sonra bir araya geldik. Genel anlayış Kürtlerin birliğine yönelik katkı sunmaktı. DBP’li bazı arkadaşlar, "Eğer birlik sağlanması gerekirse bizler yeniden yapılanmaya hazırız" dediler.

Tam bu sırada Demokrasi Hareketi’nden bizlerle görüşme için talep geldi. Bizler de Demokrasi Hareketi’nin görüşme isteğini kabul ettik. Yalnız ben bir öneride bulundum ve dedim ki; "Herkes bireysel Kürt aydını olarak görüşmeye katılsın". Önerim uygun görüldü. Bir büroda toplandık. Bizden bir arkadaş, genel bir giriş yaparak dünya, Ortadoğu, Türkiye ve ülkemizle ilgili geniş bir tahlil yaptı, sürecin Kürtlerin birliğini ve kendi kurumlarının oluşturmasını dayattığını, bu anlamda Kürtlerin birliğine yönelik bir yeni yapının gerektiğini vurguladı. Bu konuşmadan sonra DBP’li bir arkadaş şöyle bir öneriyi tartışmaya açtı. Dedi ki; "Öncelikle Kürtlerin ulusal demokratik  taleplerini tartışalım". Demokrasi Hareketi’nden iki arkadaş, bundan ne kastedildiğini sordular. Bu arada karşılıklı tartışma oldu. Ben söz aldım ve dedimki; "Eğer bizler ulusal anlamda ne anladıklarımızı burada anlatmaya çalışırsak, günlerce tartışmamız gerekecek… Öncellike Kürtlerin birliğine yönelik ne yapabiliriz, onu tartışalım." Ve hemen bir öneri getirdim: "Geliniz bizler bir deklerasyonla  yeni bir yapi için Kürt aydinları olarak biraraya geldiğimizi kamuoyuna duyuralım." Bu önerime, Demokrasi Hareketi adına katılan iki arkadaş hemen tepki göstererek, kendilerinin Türk Solu ile Türkiye partisi kuracaklarını ifade ettiler. Bu arada, Demokrasi Hareketi adına katılanlardan bir arkadaş, çok dürüst olarak ifade etti ve dedi ki; "Biz Türk solu ile Türkiye partisi hedefimize ulaşmadık. Durumu HADEP'le görüşüp size kararımızı bildireceğiz."

4) Birlik İçin Girişim Hareketi: DBP, MED-KOM çevresi ve Ş. Elçi'den kopan bir kaç kişi tarafından oluşturuldu. 26 Ağustos'ta birleşmek için iki komiteden 60 kişiye çağrı yaptılar. 60 kişiden 24 kişi toplantıya katıldı. Toplantı baştan sona kadar kişi ve kurumlara karalama ile başladı. Benim Demokrasi Hareketi’yle yaptığımız görüşmelerle ilgili eleştirilerime  açıklık getirdim ve bu toplantıdan sağlıklı bir yapının çıkacağına  inanmadığımı söyledim. Sonuçta yeni bir yapı için komite kuruldu. Daha sonra yürütme şu kişilerden  oluştu: İ. Güçlü, M.Baykara, Reşit Deli, M. Fırat, Selahaddin Kaya, Ferda Cemiloğlu ve A. Hakim Daş.   

Fakat görünen odur ki mevcut Kürt yapıları henüz geniş kitlelere ve aydınlara güven verebilecek bir anlayıştan yoksundurlar. Çünkü, herkes kendilerine katılım yönünde girişimlerde bulunmaktadır. Umudumuz odur ki bu kişilerin daha sağlam bir zeminde birararaya gelmeleridir. DKP ise şimdilik kendilerinden ayrılanların şokunu yaşıyor gibi.

Gelelim HADEP'e. Bu parti tüm olumsuzluklarına rağmen halen ciddi bir Kürt kitlesinin sempatisine sahiptir. Ancak izlenimim o ki, "Türkiye partisi" projesi ve HADEP içindeki az da olsa varolan bazı görüş ayrılıklarına rağmen egemen olan zihniyet nedeniyle, orada ciddi anlamda Kürt aydınları kendilerini ifade edemezler. Ayrıca kendileri ile Demokrasi Hareketi  arasında da bazı görüş ayrılılıkları var. Şimdilik her Kürt aydını  HADEP’le birlikte çalışma koşullarını görmüyor. Ama bu anlayiş, HADEP’in tutumundan kaynaklaniyor.

Bütün bu halen sonuçsuz girişimlere rağmen ben yine de geleceğe yönelik  umudumu  koruyorum. Bu Kürt halkının  talebidir ve süreç bunu gerektiriyor.

9 Eylül 2000

Kürt  aydinlarin  politik  duruşlari ve eleştirileri

Hollanda Kürt Konferansi

Kürtlerin kırmızı hatlari, 
ABD ve Türkiye

Bundan sonra Irak’ta olasi gelişmeler?

Güzelin çirkin sözleri

6 milyon Güneyli ve 25 milyon Kuzeyli Kürtlerin geldikleri aşama

AB”ye Girmeye çalışan devletin Genel Kurmay’ının Kürt Tehditi

Necmettin Büyükkaya`nin Anisina

Fethi Yildirim’in Anisina

Medet Serhat’in Katledilişinin  Onuncu Yılı

TC; AB ve Kürt Sorunu

PWD'yi dikkatla izlemek lazim

TC’nin lütfü, basının abartısı ve Apo’nun iz düşümleri Zana ve Dicle

TC’nin AB’ ye girmek için çaba harcadığı bu dönemde KÜRT-DER TC ye bir baskı unsuru olabilir

Sol İtifak, Dehap’i  ve Kürd’ü sistemin içine çekme hareketidir

Her seçimde sözde bazı Kürt aydınların acınacak halleri

2004 yılına biz Kürtler
sevinçle girmeliyiz

Her eve bir cenaze, her eve bir tutuklu ve son rövanşin iflasi ile polis dayaği politikasi

Dünyanın en acımasız terörü DİN, İMAN ve ALLAH için yaptıklarını iddia edilen terördür!

Medet Serhad’in anısına

A.Melik Firat'in Kitabi
ve Ferzende Kaya

Musul ve Kerkuke sefer olur ama zafer olmaz

Milli Siyaset Belgesi ve Özel Siyaset Belgesi

İlkel Milliyetçilik ve ”Kukla Devlet”

Önümüzdeki günlerde Öcalan'i ve KADEK'i dikkatla izlemek lazim

Tüm Kuzey'li  Örgütler Güneye Desteğini Deklare Etmelidir 

Afganistan'da bir KÜRT devleti kurulursa Türkiye acaba ne yapar!

Türkiye’de 3 Kasım depremi

Baskılara inat Diyarbakir'da Bağımsız Milletvekili Adayı Melik FIRAT desteklenmeli

"DDKO'nun  kurulmasından sonra çok taşlar yerinden oynadı"

ABD’nin Irak’a saldırısında Kurdistan pastasından kime ne düşer?

Tutsak dil tutsak kültür 
demektir !

PKK araziya uydu!

O bir militandı

Böyle giderse biz Kürtlerin 2002 yılında da işi zor !

Dünyayi ve Amerikayi şok eden saldırı

DDKD tartışmasına bence son verilmeli

IMF ve Globalizme karşı yeni mücadelede ne yapmalı?

”Susma, sustukça sıra sana da gelecek Erbakan ve Fazilet!”

32. yılında DDKO

“Çalışma alanlarımız halkımızın içinde olmalıdır”

Milliyetçilik hakkında