Türkiye'de üç Kasım seçimleri bütün tahminleri alt üst ederek, ülkede
adeta siyasi deprem yaşandı. Şöyleki, Türkiye’de yapılan seçimlerde, 14-
Mayıs 1950' den bu yana ilk kez böyle bir tablo yaşanıyor. Ben üç
Kasım seçiminden önce
www.kurdinfo.com.
de önemli bulduğum bir kaç gelişmeye değinmiştim.
1- Bu seçimin ani, baskın bir seçim olduğunu ve bir çok yönü ile
değişik gelişmeler olabileceğini, bütün sistem partilerin söylemleri ayni
oldğunu ifade etmiştim.
2- DEHAP'ın alanlardaki yoğun kitle desteğine bakılırse barajı
aşabileceğini,fakat özellikle Merhum Osman BÖLÜKBAŞININ her seçimlerden
sonra dediklerinede dikkat çekmiştim. BÖLÜKBAŞI her seçimlerde alanların
yoğun kitle kalabalığını görünce, bu kez başardık dermiş. Ancak; seçim
sonunda halktan oy almayınca halka kızgınlığını şöyle dile
getirirmiş:"ALKIŞLAR BANA OYLAR İNÖNÜ VE BAYAR'A". Gerçi bu seçimdeki
efsanelerde yıkıldı, ama; yerine ne koyuldu düşünmek ve tartışmak lazım.
Ben Kendi adıma AKPARTİ'NİN geçmiş Hükümetlerden daha kötü olacağını
inancından değilim. Geçmişte, ÇİLLER'İN, ECEVİTİN, BAHÇELİ'NIN
YILMAZ'IN VE REFAH'IN ülkeyi ve halkı ne hale getirdiklerini, özellikle
faaili Meçhullerin en çok yaşandığı bu dönemleri hatırladıkça, önümüzdeki
dönemde AK PARTİ Hükümetinin geçmiştekiler kadar baskıcı olacaklarına
ihtimal vermiyorum. Ayni,uygulamanın Ekonomik alanlarda da geçmişten daha
olumlu olacağını düşünüyorum. Çünkü, geçmişten alınan derslere göre
başkaca başarı şansları yok, bunları yapmak zorundadırlar.
Kişi başına Milli gelirin 2400 US,Enflasyonun %80 olduğu bir dönemde
halk AK PARTİ' yı iktidara taşıdı. AKPARTİ Halkın gözünde adeta İLAHİ
kurtarıcı olarak ortaya çıktı.Dinci,mühafazakar ve yoksul kesime sefalet
söylemini işledi. Diğer yandan da, güya AVRUPA yanlısı
olup,AVRUPA'İ bir görünümle net ve açık mesajlar vermeyı başardı.
AKPART'İNİN denenmemiş olması da bu başarısına en büyük katkı
olduğunu gözden kaçırmamak lazım.
ECEVİT, ÇİLLER, BAHÇELİ, YILMAZ ve KUTAN'IN yenilmeleri seçim
öncesi yazımda da belirttiğim gibi hepsi ayni şeyleri tekrarlardılar,
toplumun büyük bir kesiminin Siyasi ve Ekonomik olarak bu liderlerin
döneminde mağdur olmuşlardır. Yani ARGO tabiriyle halk bu kez dediki
"YEMEZLER" Bunların yenilgilerinin bir çok deneleri olmakla beraber, temel
olarak bu önemli nedenlerdir.
Gelelim hiç iktidar olmamış, denenmemış ve bir azda olsa Kürt kesimine
hitap eden bu seçimde altinci Parti olan DEHAP'A. DEHAP, gerçekten her
yerde alanlarda görünümde büyük kitle desteğine sahip bir seçim
propoğandası görünümünü verdi. Ama,
www.kurdinfo.com de
seçim öncesi yazımda, Osman BÖLÜKBAŞI örneğini özellikle vurgu yapmıştım.
Bir kez DEHAP hiç bir yerde Ulusal Anlamda Kürtlerin duygu ve
düşüncelerine yani ulusal taleplerine vurgu yapmadılar, adeta kendilerini
Kürtlükten İBRA edercesine sürekli Demokratik Türkiye söylemini ön plana
çıkardılar. Kuşkusuz bütün ilerci ve yurtseverler demokrasiden yanadılar
ama, KÜRTLER gibi tüm Ulusal Hakları gasp edilmiş- zaptu-Rapt altına
alınmış, mazlum bir halkın temel istemleri ve halkına mesaji ULUSAL
DEMOKRATİK TALEPLERİ doğrultusunda olmalıydı. Aksine DEHAP
yöneticıleri son günlerde öyesine ileri gittilerki nerdeyse KÜRTLÜK'TEN
söz etmek onlara göre IRKÇILIKLA eş değer olarak kabul gördü, bu görünüm
tabanada enjekte edildi.
EMEP Genel Başkanı KÜRDİSTAN Köylüsüne Antiemperyalist söylemlerle
hitap etti. Sanki, Kürt köylüsünin üzerinde hiç bir Devlet baskısı
yokmuşçasına, sürekli ANTİ EMPERYALİST ve IRAK'A SADDAM'IN için SAVAŞ
karşıtı söylemleri işledi. Oysaki; Kürt Halkının Sömürgecilerden ne
çektiklerini hiç ama hiç değinmedi. Aksine Kürt Aydinları ve halkı
sömürgeci savaşçılardan yüz yıllardan beri ne çektiklerini çok iyi
bilirler.Öncellikle HAKLI VE HAKSIZ savaşları Kürtler çok iyi bilirler.
Ayrıca, DEHAP hiç Kürt aydini ile bağ kurmadıkları ve adaylarının
çokları atama usulu ile yapıldığı halde, yinede YURTSEVER bağımsız
adayların bulunmadığı yörelerde bir çok KÜRT aydınları KERHEN DE olsa
DEHAP'A oy vermişlerdir.DEHAP'IN adayları bir kaç kişi dışında gerek
KARİZMA yönünde gerekse, siyasi deneyim olarak oldukça yetersızdı. Bir
diğer hataları bölgeden alınan duyumlara göre,Bağımsız aday Melik FIRAT'A
karşı olumsuz hareketleri,FIRAT'IN miting ve konvoyuna saldırmaları gibi.
Oysaki; Melik FİRAT seçim boyunca söylemlerinde hep ulusal temalar
işlendi. Bundan dolayi ki Devlet M.FIRAT'I üç kez göz altına aldı. Oysaki,
HADEP eski Genel Başkanı Murat BOZLAK ve HADEP eski Genel Sekereteri,
APO'NUN Avukatı Diyarbakır adayı Mahmut ŞAKAR her basın toplantısında bu
seçimin bölgede çok DEMOKRATİK bir ortamda geçtiğini her fırsata dile
getirmişlerdir.
Buna rağmen DEHAP söylendiği gibi oylarını nüfus artışına rağmen
artırmamıştır. Aksine,nüfus artışına göre bir çok illerde oylar
azalmıştır. Örneğin,geçen 18-Nisan 1999 de HADEP 1,426,621-1,944,332
almıştı, özellikle Kürtlerdeki nüfus artışını göz önüne alınırsa oylarda
pek artış yoktur. Hele METROPOLLAR'DA oyların beklendığınden daha
çok az olması ayrı bir sorun. Seçim öncesi, DEHAP/HADEP
yöneticileri,İstanbul'da 1,000,000-Ankara'da 500,000-İzmir'de
300,000-Adana'da 200,000-Mersin'de 100,000 oy beklediklerini kesin gözüyle
bakıyorlardı. Ve genelde en iyimser rakamlar dört- beş Milyon oy olduğu
yönündeydi.
Şimdi bundan sonra KÜRTLER ne yapmalı? Bence Kürtlerin önünde ince uzun
bir yol var.Kürtler öncellikle KUZEYDE'Kİ olumlu gelişmeleri dikkata
alarak ve bu gelşmelere katkı sunmak için ülke içindeki KÜRTLER temel
konularda güçlerini birleştirmeli. Bu geleceğe yönelik umut verici bir bir
zemin olur diye düşünüyorum.