Afganistan'da bir KÜRT devleti kurulursa Türkiye acaba
ne yapar!
Bu yazın Ankara'da Abdulsetar adında Afganlı bir Kürtle tanıştım.
Afganlı KÜRT, daha önceleri Kabilde
oturuyormuş, daha sonra Avrupa'ya (Holanda'ya) yerleşmış.
Sosyoloji eğitimi görüyormuş, bir kaç
lisan biliyordu.Kürtçesi benim gibi KURMANCİ leçhesiydi.
Şiir gibi Kürtçe konuşuyordu, Afganstan'da yüz binlerce Kürt olduğunu
ifade edince ben kendisine
takıldım dedimki "Yahu Abdulsetar sende Türk hükümetleri gibi yaptın
onlarda, KIBRIS ta 500.000 Türk
KERKUK'TA 3,000,000 Türkmen var
diyorlar".
Abdulsetar,XER,XER Ali Beg ez rast dibêjim(Hayir,hayir Ali bey ben
gerçeğini söylüyorum) diye ifade etti.
E., dedimki,Abdulsetar sizler niye azınlık haklarınızı Afgan
hükümetinden talep etmiyorsunuz ve sorununuzu uluslar arası platformlara
taşımıyorsunuz? Ve dedimki "Bakınız KIBRIS geçmişte 30,000 kişi iken
seslerini her yere duyuruyordular".Gerçi geçmişe dayalı Türkiye
,Yunanistan ve İngilterenin garantörlükleri var
ama onlarda seslerini uluslar arası
plaforma taşıdılar. Sohbetımız böyle tatlı devam ederken, birden konuşmamı
kestim ve Abdulsetara dedim ki, "Yahu Abdulsetar sen dediğime bakma,
çünkü, başınıza iş açarsınız diye konuyu değiştirmek istedim" Abdulsetar
birden bire hayretle! bana bakarak ÇİMA BİRA?(Niye Kardeş?)
Ben çaresiz Abdulsetar'a söylediğimin anlamını açıklamak zorunda
kaldım.Dedim ki "Abdulsetar kardeş,Türkiyede her yerde Kürt devletine
karşıdırlar, yani nerde olursa olsun Kürtlerin devlet kurmasına
karşıdır.Türkiyede her zaman Kürt devletine karşı kopleksi olduğu için
sizinde başınıza bir şeyler gelmesin diye sözümü geri aldım "Çünkü, ne
olur ne olmaz bakarsanız Türkiye'de
bazıçok Milliyeçiler!..Haydi AFGANİSTAN'A saldıralım KÜRT DEVLETİ
kuruluyor derslerse hiç şaşma kardeş."
Abdulsetar adeta anlatıklarım için şaşkına dönmüştü, ona dedim ki, "Sen
bana adresini ver günü gelince sana bu olalarla ilgili gelişmeleri
yazarım, o zaman bana hak verirsiniz diye ikna ettim." İşte Abulsetar!'a
değim günler bu günlerdir.
Daha hiç ortada bir şey yok iken üç KIRMIZI-HAT Kürtlerin önüne koyup,
Aman PETROL elden gitmesin diye feryat ediyor.
Demeki,kısmet bu günlere deng geldi. Günlerdir Türkiyenin bütün basını,
orta sağ, orta sol ve ortası adeta koro halınde aman dikkat! Kürt Devleti
kurulmasın. Ayrıca bu gerekçeye teşne olsun diye, KERKUK-MUSUL ve TÜRKMEN
sorununda yeniden ısıtıp ABD'nın önüne koyup,KÜRTLERE göz dağı
vermektedır.
TÜRK medyası, Türk hükümetinin bu taleplerine balandıra balandıra kamu
oyuna günde bir kaç kez duyurmakta.
Türk medyasi, Türk hükümetinin bu üç
talebine KIRMIZI -HAT olarak, yeni bir adla Türk kamuoyuna sunuyor.
Televizyon habercileri Sayın,Celal TALABANİ'Yİ adeta sorguya çektiler.
Talabani, adı sanı ilk olarak duyulan
Pos bıyıklı Sanan AGA adında bir Türkmeni yanına alarak kamaralar
karşısına geçeti.TALABANİ; Türk Medya habercilerine adeta
sorgudaki gibi ifade vermek zorunda kaldı.
Doğrusu, MAM Celal'ın gerek Türk medysına yaptığı açklamalar, gerekse
Türk Hükümet yetkilileriyle görüşmeler hakkında verdikleri bilgileri
yadırgadım. Sanki, görevi kendini Türk medyasına ve hükmetine aklamakmış
gibi davrandı.Örneğin, her kelime başında Türk Ordusu birleşik güçlerle
birlikte Kuzey Irak'a girerse daha iyi olur ifade etmesine
rağmen,yine ısrarlar karşısında Türk
Ordusu yalnız Kuzey Irak'a girsede dostumuzdır memnun oluruz yanıtlıyor.
Hemen bu konuşmalardan sonra KDP ANKARA Temsilcisi SAFİN DİZAİ,Türk
medyasının ayni konudaki sorularına
karşılık daha tutarlı ve kendinden emin bir
şekilde yanıtı şu oldu" Bizce, KIRMIZI-HAT diye bir şey yok,bu olayı
Türkiye abartıyor ve biz Türk Ordusunun Kuzeye girmelerine sıcak
bakmayız, zaten KUZEY IRAK KÜRDİSTANI BAĞIMSIZDIR" diye yanıtladı.
Bugunlerde KDP Lideri BARZANİ Turkiyey geliyomuş, bekliyelim görelim
bakalım daha neler olacak AMAN UYANIK OLALIM MAM CELAL: