Musul ve Kerkuke sefer olur ama zafer olmaz
Aylardır TC. Hükümeti Irak'a (özellikle Güneye) girmek için baş
vurmadığı taktik ve hileler kalmadı.
TC .adeta kendine Irak seferi için davetiye çıkarıyor ve Türk kamu
oyunu aylardır bu yönde manüple ediyor.
Siz bakmayın; TC Hükümeti ve akıldarlarına, yok Irak halkının
selametı, refahı ve süküneti için Irak'a gitmelidir dediklerine.
Sonuçta IRAK'a (Özellikle Güneye) sefer için teskere TBMM 'de çıktı. Bu kez
daha önceleri gitmeme yönünde görüş belirtenler şimdi çark edip aman ganimet
için çok asker gönderlim diye
Teskere çıkmasınna çıktı da; ama bu kez TC Hükümeti Başbakanı ve
Dışişleri bakanları ve akıldarlarının çalımlarından
geçilmiyor.Meğerki şimdiye dek kimler pusuda yatıyormuş'ta haberımız
yokmuş. Strateji uzmanı ve derin devletin prof'ü, Ümit Özdağ kehnat'a
bulunarak komplo terileri üretrek Irak'ta Türk Askerlerine Kürtler
tarafından pusuya düşürüp, sucu Arapların üzerine
atacaklarmış.Vay canına be ! Şu Türklerin arap sevgisine bakınız!
Yine,tarafsız olarak bildığımız eski günahkar 68, li Cengiz CANDAR
CNN Türk'ün bir açık oturumda hızını alamayip Irak'a giden Mehmeciğin sayısı
10,000 değil, en azından 80.000 olması gerektiğini ve bu arada
Kürtlere iltifat'ta kusur etmeyip, Kürtlerinde gönlü alınmalıdır diyor.Diğer
ilginç biride Radikal yazarı Murat Yetkindir.Yetkin, Kuzey Irakla ilgli
diyorki" Barzani ve Talaba'nın asarız keserız demelerine bakmayın" yani
demek istiyorki biz onlardan daha kabadayi olalım veTC Hükümetine,
orduya siz yolunuza devam ediniz, bunları ciddiye almayınız.Murat Yetkinin
Irak savaşından bu yana bu en olumsuz yazısıdır diyebiliriz.Demokrat
ve Anti militarist bildiğimiz Murat yetkin, Kürtler olunca,Tuncay Özkan gibi
derin devlet yolunu tercih etmiştir.Şimdi yazar çizerlerın tutumlarını
bir yana bırakıp, TC Başbakanı ve dışişleri Bakanının televizyon
kanallarındaki adeta zafer kazanmış komutanlar gibi söylemlerine
değinelim.
Başbakan bir kaç gündür aynen şunları tekara ediyor" Bazı aşiretler
bize karşı olablirler biz bunları ciddiye almıyoruz, önemli olan ABD
ve Koalisyon güçleridir" Dişişleri bakanı Gül ise, Tüm televizyon
kanalarından çok sevimsiz bir eda ile aynen şöyle diyor"
Hiç kimse bizim(Türkler) üzerine siyaset yapmasın, dışardan ayri
içerden ayri şeyler söylemesinler"
El hak, eğer özellikle Kürt yetkilileri dışardan birilerine ayri,TC
' yetkilerine ayri söylüyorlar ise, en azında bu çok hafif ve
basit kasaba politakasıdır, biz Kürtlerde böyle politikaları doğru
görmeyiz.Ancak, Erdoğan ve Gül'ün unuttuğu veya söylemek istemediği çok
önemli tarihi,sosyolojik ,Ekonomik ve politik nedenler varki, oda yüz
yıllardan beri TC devletinin Kürtlerin canı ve malı üzerinde yaptığı
politikalardır .Bu politaki sadece TC, değil yandaşları İran,Irak ve
Suriyedır.İşte,TC Devleti ve yandaşları esas korkuları eğer, GÜNEY'DE
var olan mevcut STATÜ ve kazanımlar dahada KÜRT KIVILCIM
gürlerse ve KÜRDİSTAN Bölgesine yayarsa o, zaman TC, ne yaparız telaşları
içindedırlar. Ve bundan en çok sabah akşam Kürt komleksiyle oturup
kalkan büyük patron TC'dır.
TC, yetkileri diyorlarki Kürtler, ekmek yemesin,özgür olmasın, devlet
kurmasın ve iflah olmasın.
Dünyanın hiç bir ülke böylsine kendi halkının soydaşları olan, bir komşu
ülkenin halkının Ulusal ve Demokratik taleplerine karşı ve
düşmanca tavurlar içinde olsun.. Bu özellik ancak TC'yi
yönetenlere mahsustur.Oysaki, başka halkların özgürlüğünü istemeyenler,
kendi halkına nasil demokrasi, özgürlük, mutluluk , refah ve huzur
getirebilirler..
Tarih göstermişki,halkların mutluluğu ancak dünya ve ülke halkların
birlikte kardeşçe yaşamalari ile olanaklı olmuştur. Demokratik olmayan
yönetimler ve kurumlar Halkların arasına nifak, fitene ve fesatlık sokarak
hiç bir halka yarar getirmez demokratik devletlerin, kurumların ve
yönetenlerin en büyük görevi halkların kardeşlık duygularını
geliştirmektır.Son zamanlarda özellikle ırak savaşından bu yana TC 'yi
yönetenler çok bütyük ve ayipli hatalar yaptılar. TV, kanallarında , emekli
askerleri ve bir takım Şoven Prof'leri sözüm ona açık
oturumlara çıkarıp, sürekli Türk kamuoyuna Irak Kürt liderlerine dolayisiyle
Kürtleri hedef alarak çok çirkin ve mahalle ağızlariyla saldırılarda
bulundular.Bu tür davranışlar bu günkü TC Başbakanı ve dışişleri bakanların
hakaret ve küçümseyici ifadeleri gibi Milyonlarca Kürd'ün onuruna
dokunmuştur.
Ayrıca, eğer Dışişleri Bakanı Kürt liderleri kast ederek "Bize ayri,
dışarda ayrı şeyler söylüyor diyorsa" Bizde Kürt aydinlari olarak
eğer Kürt Liderlerin böyle davranışları varsa, en azında tutarlı olmadığını
eleştiriyel bir gözle bakarız.
Peki,bu gün başta TERCUMAN gaztesi olmak üzere, TC Devletinin bundan bir
müddet önce Kuzey Irak'la ilgili nabız yoklamak için Barzani ve Talabanidost
Gazeteci İLNUR ÇEVİKî niçin ara bulucu olarak Kürt Liderlerine
gönderiyor.İlnur ÇEVİK'TE bu görüşmeleri doğru olduğunu ve görüşme
sonuçlarını hem hükümete hemde Genel Kurmaya bilgi olarak aktardığını ifade
ediyor.Yine bundan bir Müddet önce Büyük Türk Milliyetçisi Altemur KİLİÇ,
hem yazılı hemde görsel yayında TC İş adamlarini ve Devlet yetikilerini
eleştrip, Kuzey Irak'ta iş yapmak için KDP Ankara Temsilcisi SAFİN
DİZAYİ'den niçin görüşme talebinde bulunduklarını öfkeyle söylemekte.Şimdi
kim kimin üzerinde politaka yaptığını apacık ortada,Gül ile Erdoğan
ellerinedki Medya ve devlet imkanına gövenerek sürekli Kürtler aleyhinde
yanlış ve kasıtlı propoganda yapıyor.Kendilerinin deyimleri ile gerçek büyük
devlet olmak istiyorlarsa, bunun şartı kendi ve bölge halkına karşı açık bir
politika izlemekten geçer..
Yoksa, ABD,'ye gücü yetmedığı yerde, halk tabiriyle öfkesini mazlum Kürt
halkından çıkarmak ve bunu fırsat bularak yoksul kürt Halkına aba altında
sopa göstermek,ne büyüklüğe nede haka ve adalete sığar.
Öncellikle,TÜRK ve KÜRT halklarının çıkarları dürüslük , kardeşlık ve
birbirlerin haklarına karşılıklı saygi göstermekten geçer.Bunun aksi ise,
Tarih göstermişki iki halk için zülüm kıyım ve düşmanlık tohumları serperek
devletler ayakta kalmayı başarmıştır.Ben bir Kürt Aydini olarak hiç bir
kimsenin hakkı zerre kadar bende olmasını istemem, dolayisiyle kendi
hakkımıda kımseden zerre kadar kalmasını istemem.Bu bireyden toplumlar
ve halklar içinde aynen geçerlidir.
Sonuç olarak bence TC.Devleti kesinlikle Milyonlarca Kürd'ü karşılarına
alamalı ve Aydin geçinen Türklerde Devlet ve Hükümet Politiklarına
alet olup'ta, Türk halkını ne Kürtlere, nede komşu halklara karşı Şoven
duygular aşılamamalıdır ve bu yönde yazılar yazmamalıdır.Eğer,Türkler
gerçekten halen MUSÜL ve KERKÜK iddiları varsa, işte, oraları
Atalarımız 400 yıl idare etmişler gibi bir anlayış ham hayaldan
ibarettır.Haydi, geçmişte okuduğum bir kitaptan hatırımda kaldığı karariyla,
KERKÜK MUSUL ve Kürtlerle ilgli Sovyet büyük Elçisi İ.ARALOV anıları adlı
kitapta, ATATÜRK'TEN bir alıntı yapayim Atatürk'ün İ.
ARALV'A yanıt " KÜRDİSTAN sorunu çok karmaşık bir sorundur, Petrol,ve
yeraltı yer üstü zenginlilerle doludur.. Ben Sadarazam'a Irak'taki Kürtlere
yardım edelim dedim.Ama Padişah karşı çıktı. Oysaki biz Türkler kimseye
borçlu kalmamalıyız.Kürtler bizi Çanakkale'de yalnız bırakmadılar. İngiliz
ve Araplara karşı Kürtlere (Şeh Mahmud BERZENCİYE ) yardım etmeliyiz diyor
Atatürk " İşte böyle,ne dünya eski dünya ne bölge halklari eski
halklardır.Tek çıkar yol halkların birliği ve beraberliğidir.
EKİM 2003