15 Kasım'da İstabul'da, Kule dibi Neve Şalon ve Şişli'deki
İsrael Sinagogleri önünde patlayan bombalarda 25
insan yaşamlarını yitirdi. Bu korkunç ve vahşet saldırıları İslami bir
örgüt olan EL-KAİDE üstelendiğini iddia edildi. Bu
Saldırıya Türkiye KAİDESİDE taşaronluk yaptı. Bu olayların şoku
İstabul halkının üstünden daha geçmeden bu kez, 20 Kasim da, Şişli
HSBC Bankası ve Taksim' deki Britanya Başkonsolosluğu önünde
patlayan bir bombayla, 27 kişi yaşamlarını yitirdi. Yüzlerce kisi de
yaralandi.
Ben her zaman demişimdir; Dünyanın en acımasız terörü DİN,İMAN ve ALLAH
için yaptıklarını iddia edilen terördır. Çünkü; bu eylemleri
Allah'ın emri diye inanıp yaptıkları için, dolayısıyla ne
kendilerinin ne de Allah'ın Töleransları var. Gelelim bu
saldırılarda TC Hükümetin yorumlarına ve basına.
Rauf DENKTAŞ- Türkiye'deki terörün amacı Türkiye'yi Kıbrıs ve
Irak'tan soyutlamaktır.
Husamettin CİNDORUK- Türkiye çok kritik bir dönemden geçiyor.Yanı
başımızda bir Kürt devleti kuruluyor. Yani artık Türkiye
Kürdistan'la komşu oluyor.Türkiye askeri değil siyasi hareket etmelidir.
Kırmızı çizgiler korunamadı. Terör Türkieyi Filistin ve Irak içine çekmek
istiyor. En kısa zamanda Milli bir Hükümet kurmak lazım. Bu olayda AKP'nin
ihmalı var. AKP Hükümeti istifa etmeli ve Milli Hükümet kurmalı. Bu terör
olayında polisin ihmalı var ve AKP içinde İslama yakın, teröre sıcak
bakan güvenlik görevlileri var. Dolayısıyla, vali ve emniyet müdürünü
görevden alınmalı.
Anıl ÇEÇEN- Bu olay laik devlete ve Türkiye'nin Kıbrıs, Irak
Politikasına bir saldırıdır.
Aytunç ALTINDAL-Türkiye'nin Irak Politikasına karşı bir cevaptır.(Bu
kişi geçmişte Barzaniye yahudi demişti)
SHOW TV Akşam Haberlerinde spiker Gülgün FEYMEN, ''TALABANİ'NIN kulağı
çekildi'' dedi.
Zaman Gazetesi, TALABANİ'YE 5 Nasihat ve uyarı.
Akşam Gazetesi, TALABANİ'YE Sert uyarı ve protestolar.
Murat YETKİN.Radikal Gazetesi ''Türkiyenin Irak ve Kürt Politikası
iflas etmiştir'' dedi.
Umit ÖZDAĞ Strateji Uzmanı ''Düne kadar Aşiret dediğimiz TALABANİ'YA
Kırmızı halılar serildi'' dedi.
GENEL YORUM- Türkiye'nin ABD, İngiltere ve Türkiye'nin ittifakına bir
darbedir.
ABD ve AB'ye karşı olan Orta Doğu örgütleri Türkiye'nin batıya yandaş
olmaması için ve Türkiye'yi Ortadoğu'nun içine çekmek istiyorlar.
Türkiye'nin Kürt Politikasına karşı bir darbedir ve Türkiye'nin dış
politikasının iflasıdır.
AKP'nin iktidardan düşürme operasyonu veya askeri darbe zeminini
hazırlamak.
Önümüzdeki dönemde ABD müttefiki olan Kürtler Irak,İran,Suriye ve
Türkiye'den çok büyük bir darbe yiyecekler.
Bazı devletlerin Kürt sorununu dış politika aracı ve bahanesi olarak
kullanabilirler.
Kısacası Türk'lerin kendilerine yakışan deyimiyleriyle "
Alavere-Dalavere Kürt Memed Nöbete"
Buraya kadar gelişen saldırıları ve Sayın TALABANİ'YA karşı gelişen
olumsuzluklar ve bu toz duman içinde sayın TALABANİ'YE hem basında
hem de Millî Cephede saldırıları bir çok kişinin gözünden kaçmış
olabilir. Tek kelime ile tam ilkel, Irkçı soven bir propagandaya
dönüştürüldü.Tabiri caiz ise, bu gezi TC hükümeti ve Milli basın
tarafından kaynatıldı. Bu geziye tek önem verdikleri Ticari ilişkiler
konularıydı.İlginçtır duyumlarımız Türk iş adamları Kürdistan bölgesinde
iş yapmak için kuyrukta beklediler.
Şimdi gelelim esas KARAMBOLÂ getirilen Kürt Dili ile ilgili sözde RTÜK
düzenlemelerine; Sanırım bu komik Kürt Dili ile ilgili, güya düzenlemeler
pek çok kişinin gözünden kaçmıştır.Çünkü; Bu toz duman içinde karambola
getirildi.Bu düzenleme öylesine gülünç ki, Hükümet yetkilieri ve RTÜK
başkanından başka, basında övüne övüne pişirip kamuoyuna sundular. Bu
düzelmeler, o denli komik ki, Kürtçe'ye verilen zaman, devlet ve özel
TV'lerin, Türkücü İsmail Türüt ve Ankaralı Turguta verilen zamandan daha
az bir zamandır. Kürt diline ve kültürüne verilen bu komik zaman birimi
Kürt halkına en büyük saygısızlıktır ve bu yayın iznide RTÜK Başkanı
denilen adam Fatih Karaca MGK'den izin alarak vermiştir.
Öyle anlaşılyor ki; Devlet Kürt sorununa verdiği bir kaç dakikalık
yayınla yetinmek istiyor. Hem Kürt halkıının sorunu sadece devletin
denetiminde olan TV'lerin bir saatlık veya 45 dakikalık sarkı türkü mı
söylemektır.? Örneğin; Kürt sorununa bir bütün olarak
baktığımızda, öncellikle Türk Devletinin Kürt'lere karşı dürüst ve
samimi olmaları gereklidir.Burada dünyanın neresinde olursa olsun
Kürtlerle ilgili bir gelişmede Türk'ler rahatsız
olacaksa bu düşmanca bir davranıştır.
Kürt'lerin Kuzeyi, Güneyi, Doğusu ve Batısı fark etmez. Önemli
olan bir halka karşı samimi olmaktır. Sorunların çözümü artık lütuf
değildir. Örneğin; Seçimler yaklaşıyor. Bir kez demokratik bir ortamın
yaratılması.Halkın kendi temsilcilerinin özgürce seçmesi, %10'luk barajın
kaldırılması, kültür,sanat ve basının üzerindeki tüm baskıların
kaldırılması ve en önemlisi Kürt kimliğini Anayasal teminatı altına
alınması. Dört Sömürgeci devlet'te en çok Kürtler
Türkiye'deyaşamktadır.Türkiye Kürdistan'nın yer altı ve yer üstü
zenginlikleri 1639 yılından beri Türk Devleti kullanmaktadır.Türkiye
eğer TV'lerinde bir kaç dakikalık kendi denetiminde olan bir kaç türkü ve
şarkı ile geçiştirmek istiyorsa bu büyük bir yanılgı olur. Kürt Halkı eski
Kürtler değildir. BİZDEN SÖYLENMESİ
21.11.2003