Arşiv

Her eve bir cenaze, her eve bir tutuklu ve son rövanşin iflasi ile polis dayaği politikasi

KONGRA-GEL  ve DEHAP, APO'nun yaşam koşularının iyileşmesi için yapılan mitinglere  son RÖVANŞ adını verdiler. PKK KONGRA-GEL'e kadar geldiği aşamaya irdelemek için biraz gerilere  gidip satır başları ile gelinen noktaya değinelim..

PKK kurulma aşamasından önce APO’CU veya UKO(Ulusal Kurtuluş Ordusu) adı ile kamuoyuna ortaya çıktılar. İlkin Türk solunu hedef aldılar.  Türk solunun sömürge Kürdistan da örgütlemelerinin  hakları olmadığı  hararetle savundular. Bu anlamda ayrı örgütleme ilkelerine bağlı olduklarını Kürtlerin kendi ülkelerinde öz örgütünü kurmalıdır tezini savundular. Bu ilkeyi zaten 1969 de İlk KÜRT  Ulusal  Gençlik Örgütü olan DDKO'nun  kurulmasiyla kamuoyuna deklare edilmişti.UKO bu propaganda anlayışı ile hizli bir şekilde  halk tarafından  kendi  seslerini duyurdu ve gençlik arasında  taban buldu.

 UKO, İlk olarak 1977 de, DERSİM’DE Halkın Kurtuluşu ile uzun bir çatışmaya girdi. Halk arasındaki temel hedefleri hiçbir Türk siyaseti Kürdistan’da örgütlenmemeli anlayışıydı.. Ve dahası  UKO'cular Bağımsız Birleşik Kürdistan şiariyle  Kürt halkının karşısına çıktılar. Bu ilk bakışta, tüm ulusalcılara,yurtseverlere verilen bir mesaj ve  çok mantıklı geliyordu.Bu slogan  her Kürt yurtseverin hayalındaki özlemdi. UKO, bu radikal çıkışlarla bütün Kürt Siyasi hareketleri yeniden  kendilerini gözden geçirmeye  ve düşünmeye sevk etti.

Ben, o dönemde UKO’cularin Kürdistani sloganları ve Türk Solu ile ilgili bu çıkışlarına karşı ılımlı bakanlardandım.

Gerçekten, ülkeminizin sömürge statüsünde olması ve 68’ gençliğin içinde bulunmuş ve Türk Solunun o dönemde sadece kendi içlerinde, MDD’ mi? (Milli Demokratik Devrimi), SD’mi?(Sosyalist Devrimi) ve yapılacak devrimlerin yayınların rengi beyaz mı? Kırmızı mı? olacak şeklinde yıllarca süren bu kısır tartışmaya tanık olmuş biri olarak,UKO’cularin ulusal sloganlarına karşı çıkmak ulusalcılık anlayışıma ters düşüyordu.Üstelik hem ben DDKO gibi ilk Kürt Ulusal Gençlik örgütün kurucusu ve Kürt Siyasi Hareketine Ulusal anlayış  ve Kültürüne iz bıraktığı  DDKO'nun  devamı olan DDKD’nın de kurulmasında ilk katkısı sunanlardan biri olarak UKO’culara karşı duruş göstermem pek doğru gelmiyordu bana..

Ancak sürekli kafamı kurcalayan bir kuşkuda yok değildi. Bu kuşkuda UKO’cularla tartışırken teorik ve pratikte köşeye sıkıştıklarında saldırgan oldukları gözlemlediğimde Acaba! Bunlar bir gün top yekun Kürt siyasi hareketlerini hedef almazlar mi?diye hep düşünmüşümdür.Ve  UKO'cularin bu radikal çıkışların Kürt halkını nereye kadar götürür,  Kürt Halkına ne getirir diye hep bende bir soru işareti vardı..Çünkü,yığınların sürükleneceği yanlışlar ve hatalardan dönmek ve tamir etmek pek kolay olmadığını geçmiş deneylerımızden çok iyi biliyordum. Özellikle, geçmişteki Kürtler arasındaki  çatışmalar da hepimizin ders çıkarmasının gerekliğini hep söylemişimdir.

Ne yazık ki, sonuçta yavaş, yavaş UKO, ilkin gözlerine kestirdikleri ufak tefek hareketlerle çatışmaya başladılar.Bunlardan sonuç alınca, Kürdistan da kitle tabanları olan siyasi hareketlerin az oldukları birimlerde saldırıya başladılar.Bunlardan sonra da,  siyasi hareketlerin adını taklit ederek ilk Erzurum de bildiri dağıttılar. Buna mutakip Kürdistan’ da en çok öğrenci, köylü ve işçi gençliğin tabanına sahip olan köklü bir siyasi hareketin adını taklit ederek 27- kasım 1978 de PKK(KİP)in (Kürdistan İşçi Partisi) adını aldılar. Ne yazık ki, KİP'in  o günki yöneticileri kendilerinin deşifre olamamaları için kamuflaj olma yolunu seçtiler.Tüm bu gelişmelere paralel olarak PKK bölgede kendilerinden yana olmayan veya boyun eğmeyen herkesi hedef aldılar. İlk  ses getirecek siyasi eylemi Temmuz 1979 de Tarihinde HİLVAN’IN BAZIN (Kırbaş) köyünde Urfa AP.Milletvekili M. Celal BUCAK, Kayın Babası DURİ Ağanın evinde Ramazan da iftar yemeğine davetliyken  PKK'nın eve saldırmalari ile seslerini duyurdular.Bu saldırı da öğretmen genç bir öğretmen olan Salih KANGAL yaşamını yitirdi ve bir çok kişi yaralandı.

Bu olay bölgede bomba etkisi yaptı.Aslında bu saldırı PKK’nın bölge halkını ve Kürt örgütlerinin nabzını yoklama ve Bucak’lara bir göz dağı operasyonu idi. Saldırıya KAWA, dışında hiç bir örgüt ve kimse taraf olmadı. Başta DDKD olmak üzere Kürt Siyasi hareketlerin görüşleri bu saldırının bölgeye gerilim yaratacağı ve Kürt halkına hiçbir yararı olmayacağı yönündeydi.Bu saldırı ile ilgili sonradan şehit olan çok sevdiğim bir PKK’lı genç üç kişi ile yanıma geldiler. Çok saftılar sadece inandıklarıyla ve kendilerine yüklenen misyona inaniyorlardı. Bana, ağalara ve işbirlikçilere karşı niçin birlikte hareket edilmediğimizi diye beni ikna etmeye çalıştılar.Ben kendilerine tek cümle dedim ki ”Henüz çok gençsiniz, işbirlikçi Ağa daha hiç görmemişsiniz, şimdilik herkesi iş birlikçi karşınıza almakla ve Salih gibi genci kayıp vermekle büyük hata ettiniz diye nasihat ettim”. Güzelim delikanlı dedi ki Ali Abi, her evde bir CENAZE çıkmayınca ve şehit vermeyince kimseyi yanımıza alamayız” Bu aslında PKK’nın çıktığı günden beri önüne koyduğu politikaydı. Siverek’ten sonra bu kez olaylar hızla Mardin Bölgesine yayıldı. PKK ile KUK köyleri de içine alacak şekilde çok tehlikeli bir silahlı çatışmaya giriştiler. Yüzlerce milliyetçi, yurtsever Kürt öldü. Bir ara bölgenin ileri gelenleri bu çatışmaları durdurmak için her iki tarafa ara bulucu olmamı istediler. Ben, ümidım olmamakla beraber, her iki taraftan bazı insanlarla özel görüşmeler yaptım. Halkımıza yazık olduğunu, asker ve polis pusuda beklediklerini bir süre sonra bir çok insan göz altına alınıp tutuklanacak diye adeta kendilerini yalvardım. O günlerde KUK bana karşı çok olumlu davrandı. PKK ise, bana bu çatışmalarda insan tutuklanacak ve her aileden insan CEZA EVİNE girecek ki, aileleri bizden yana tavır alsınlar diye yanıt vermişlerdi. Doğrusu bu söylemler o günlerde çok tehlikeli ve Kürt halkının geleceğine yönelik çok kaygılarım olmuştu. Çünkü, PKK'nin biri diyor ki, her evden bir CENAZE biride diyor, her evde Bir Tutuklu olacak ki, halk yanımızda olsun diye, bu anlayış PKK'nın her biriminde  nerdeyse  adeta bir gelenek haline geldi.

Bu  keskin çıkışların fiyaskosu ABD'nın Irak'a müdahale sırasında net olarak ortaya çıktı. Bütün Türk siyasi ve sosyal kurumları ile DEHAP'la , yapılan anti Amerikanci ve anti Israilci mitinglerde ortaya çıktı. Bu mitinglerin teml amaçları Barış, Demokrasi ve İnsan Haklarından ziyade, Güney Kürdistanda var olan kazanımları yok etmektı. Ne yazık ki, HADE'te, derinden gelen Politik yönlendirmeyle mitininglerde Türk Solundan daha fazla kahrolsun Amerika ve İsrail slogan atmaya yarışına girdiler. Bir metropol şehrinde yapılan mitingte geçmşite tanıdığım Mardin bölgesinde bir insan yanıma geldi.Mitingle ilgili görüşlerimi sordu? Dedimki" Yahu kardeşim herşey tamam da, bir kez olsun kahrolsun FAŞİST DİKTATÖR SADDAM  ve Kuzey Irak'a özgürlük deyiniz"

Kısaca gelinen noktaya baktığımızda, PKK, KADEK oldu.KADEK, KONGRA -GEL, oldu. Peki sonradan ne oldu?

İlginç olan O ki, ayrı örgütlenme slogani ile taban bulan UKO/PKK, bu gün Kürt siyasal örgütleri ile ittifaklara  girmemeye yeminli olup, Bütün ULUSALCİ Kürtlere ilkel Milliyetçi  deyip, geldikleri nokta,Türk Solu  bir yana Kürtler dışında herkesle ittifaka hazırdırlar.

Ve her gün KADEK, KONGRA –GEL yayınlarını ve ÖCALAN’NIN İmralı’dan kendi basın organlarına gönderdikleri yazılarını ve avukat görüşmelerini okuduklarımızda, bu örgüt hakkında, yıllar önce yanılmadığımızı, bu örgütün  ilk siyasi çıkışı Bağımsız Birleşik Kürdistan şiari iken, bu gün ise, Kürt halkı ile ilgili talepleri KOPENHAG kriterleri bile gerisinde olduğu  herkesçe malumdur. Birleşik Bağımsız Kürdistan slogani  ile ortaya çıkan UKO/PKK/.KADEK/ KONGRE-GEL  artık açıkça   TC 'NIN selameti için Misaki -Milli çizgisine dört elle sarılıp,  birkaç aydan beri KADEK/ ÖCALAN’NIN Kürt Halkını sokaklara döküp özellikle kadın ve çocukların ellerine ÖCALAN’NIN posterlerini verip “SEROK JİYANA TE JİYANA ME YE” slogan atarak polis copları altında kalan ve bir çok kadın, öğrencinin gözaltına alındığı, bir çok öğrencinin de hakkında soruşturma açıldığı ve okullarından olduğu alınan duyumlardır. Ve KONGRA –GEL  ile DEHAP bu son Mitinglere RÖVANŞ mitingleri adını veriyorlar. Doğrusu bu kadar yanlışlardan, hatalardan  ve yapılanlardan sonra, Allah Kürt halkının yardımcisi olsun. Özellikle PKK/ KADEK'ın yıllardır kendileri dışında ki  tüm Kürt siyasi kurumlara ve kişilere karşı yönelik olumsuz politikarın izleri halkın üzerinde silinmesi yılların geçmesi lazımdır.

Ve de  geçmişten bu güne kadar izlenen her evden bir CENAZE, her evden bir TUTUKLU ve Herkese POLİS dayağı politikası ile,  bunlar son rövanş mi acaba ? geleceği bekliyelim ve görelim diyorum.

2.12. 2003                                    

Kürt  aydinlarin  politik  duruşlari ve eleştirileri

Hollanda Kürt Konferansi

Kürtlerin kırmızı hatlari, 
ABD ve Türkiye

Bundan sonra Irak’ta olasi gelişmeler?

Güzelin çirkin sözleri

6 milyon Güneyli ve 25 milyon Kuzeyli Kürtlerin geldikleri aşama

AB”ye Girmeye çalışan devletin Genel Kurmay’ının Kürt Tehditi

Necmettin Büyükkaya`nin Anisina

Fethi Yildirim’in Anisina

Medet Serhat’in Katledilişinin  Onuncu Yılı

TC; AB ve Kürt Sorunu

PWD'yi dikkatla izlemek lazim

TC’nin lütfü, basının abartısı ve Apo’nun iz düşümleri Zana ve Dicle

TC’nin AB’ ye girmek için çaba harcadığı bu dönemde KÜRT-DER TC ye bir baskı unsuru olabilir

Sol İtifak, Dehap’i  ve Kürd’ü sistemin içine çekme hareketidir

Her seçimde sözde bazı Kürt aydınların acınacak halleri

2004 yılına biz Kürtler
sevinçle girmeliyiz

Dünyanın en acımasız terörü DİN, İMAN ve ALLAH için yaptıklarını iddia edilen terördür!

Medet Serhad’in anısına

A.Melik Firat'in Kitabi
ve Ferzende Kaya

Musul ve Kerkuke sefer olur ama zafer olmaz

Milli Siyaset Belgesi ve Özel Siyaset Belgesi

Önümüzdeki günlerde Öcalan'i ve KADEK'i dikkatla izlemek lazim

Tüm Kuzey'li  Örgütler Güneye Desteğini Deklare Etmelidir 

Afganistan'da bir KÜRT devleti kurulursa Türkiye acaba ne yapar!

Türkiye’de 3 Kasım depremi

Baskılara inat Diyarbakir'da Bağımsız Milletvekili Adayı Melik FIRAT desteklenmeli

"DDKO'nun  kurulmasından sonra çok taşlar yerinden oynadı"

ABD’nin Irak’a saldırısında Kurdistan pastasından kime ne düşer?

Tutsak dil tutsak kültür 
demektir !

PKK araziya uydu!

O bir militandi

Böyle giderse biz Kürtlerin 2002 yılında da işi zor !

Dünyayi ve Amerikayi şok eden saldırı

DDKD tartışmasına bence son verilmeli

IMF ve Globalizme karşı yeni mücadelede ne yapmalı?

”Susma, sustukça sıra sana da gelecek Erbakan ve Fazilet!”

Milliyetçilik hakkında

Sonuç vermeyen Kürt platformları

32. yılında DDKO

“Çalışma alanlarımız halkımızın içinde olmalıdır”