Geçen 2001,2002 ve 2003 yıllarında
Kürtlerin birlik olmaması yönünde ki kaygılarımı ve üzüntülerimi dile
getirmiştim. 2002 yılında bu PLATFORM’DA “Böyle giderse biz Kürtlerin 2002
yılında da işi zor diye yazmıştım”. Ve demiştim ki “Kürt’lerin cephesinde
birlik, platform sadece nispi de olsa yurt dışında gerçekleşti. Çünkü 2001
yılından bu güne dek yurt içinde kurulan birçok platform sonuç vermedi ”
Şimdi iki hafta sonra 2004 yilina giriyoruz. Ancak, bu yil sevinçle,
umut’la giriyoruz.
Sevinçle ve umut’la girmemizin başlica
nedeni, Nisan 2003 yilinda Irak’ta çağımızın en gaddar diktatörü SADDAM’IN
iktidardan uzaklaştirilmasi ve 13- Aralik’ta fare deliğinden
yakalanmasıdır..SADDAM iktidar ki, çeyrek asır yıla aşkın başta mazlum
Kürt halkı olmak üzere, tüm Irak halkına kan kusturmuştur. Irak’ta SADDAM
iktidarının yıkılışından sonra kimlerine göre, 300,000 Kürt ve 800,000 Şİİ,
kimilerine göre de, BAAS iktidarı boyunca Irak’ta 2, 000,000 BAAS rejimi
muhalif insan öldürülmüştür. Sadece HALEPÇE’DE Kimyasal silahla yaşli ve
çocuk olmak üzere 5000 Kürt insani can vermişti. ABD’nın Irak’ta SADDAMı
devirme kararı verdiği zaman bir sohbet toplantısında şöyle demiştim”
Mazlum Kürt halkının bir yurtseveri ve bir 68’lı olarak yaşamımda ilk kez
ABD Emperyalizmi hakkındaki görüş ve eleştirilerimi bu savaşta
donduruyorum” Bu konuşmamda herkes bana saldirdi. Bazi yillanmiş sözde
yurtseverler ve sosyalistler Ali BARAN emperyalizmi nereye koydun diye
bana sataştilar. Bende dedim ki “ Şimdilik emperyalizm yerinde ve canavar
yavrusunu yemekle meşgul bu yavru canavarin hem Kürt Halki hem Irak Halki
için mutlaka yok olmasi gereklidir diye yanit vermiştim”
Sonuçta, bütün diktatörlerin akıbetlerin
de olduğu gibi, SADDAM’IN akıbeti de 13, Aralık’ta doğum yeri olan
TİKRİT’TE 15- km yakının daki köyde bir çukurda yakalanmasıyla dünyaya
teşhir edildi. SADDAM’in yakalanma görüntüsü çok çirkin ve aşagilayici
olmasi kuşkusuz bütün diktatörlere ibret olacak bir olaydir. SADDAM’IN
yakalanması olayına başta Kürtler olmak üzere, SADDAM’IN baskısından
nasibini alan herkes sevinmişlerdir. Dolayısıyla, biz Kürt’lerde 2004
yılına en azında şimdilik bir 0h’ çekerek sevinçle mutlu olarak Irak
Kürt’lerinin mutluluklarına paylaşarak birlikte giriyoruz. Yüz yıllarından
beri diğer parçalarda olduğu gibi IRAK, Kürtleri de Irak baskıcı Arap
iktidarlarından çok çekmiş ve soy kırım dahil çok büyük bedeller
ödemişlerdir.
Bundan böyle, Irak halkının uygar
dünyadan beklediği, çağın en büyük BARBAR –SADİST SADDAMIN yargılamasında
İnsan Hakları diye müdahale edilmemesidir.
Unutmayalım
ki İnsan hakları dillendirmek ancak, İnsan haklarını savunanlar için
korunmalı ve savunmalıdır.Geçmişte ABD,AB, BM’leri ile Türkiye,İran ve
Suriye Kürt’lerle ilgili sorunlar olunca hep çifte standart bir yaklaşim
sergilemişlerdi.
2004, yilinda biz Kürt’lere düşen
görevler ise, GÜNEY KÜRDISTAN’DA en azında şimdilik kazanılmış hakları
korumak ve geleceğe yönelik Kürtlerle ilgili her gelişmeleri için katkı
sunmak ve her parçanın birbirilerinin iç işlerine karışmamak ilkesine
sadık kalmaktır. .Bunların aksi ise, GÜNEY KÜRDİSTAN’A gölge etmek,
sorunların oralara taşımak ve gelişmeleri baltalamaktır.
Bu anlamda bu gün her zamankiden daha çok
2004 yılına kendi adıma umut ve sevinçle girdiğimi ifade etmek istiyorum.
Ayrıca GÜNEY KÜRDİSTAN’IN mutluluklarını paylaşmak istiyorum. Bu inançla
tüm Kürt’lerin 2004 yıllarını kutlarım.