MEDYA-TV
haberlerinde PKK
Başkanlık Konseyi Bildirisi haber olarak geçti. Bu konsey, halkımıza “Serhıldan”
çağrıları
yapmaktaydı. Gerekçe olarak da;
a) Apo'nun yaşam
koşularının çok kötü
oluşunugösteriyor.
b) Devletin, barış
çağrılarına karşı şiddet ve baskı uyguladığını neden olarak ileri sürüyor.
Acaba kaç kişi bu haber bültenini dinledi ve
dinleyenlerin dikkatini neler çekti. Bence her iki neden de geç kalmış
birer tespit ve vahim bir çağrıdır. Ancak, ben bir kaç kez bu konuda
yazdım; dedim ki:
"-Kürt
Halkı yüzyıllardan beri hep barışı, birliği ve demokrasiyi savundu."
Diğer parçalarda da Irak’ta; "Şeyh Mahmut’tan, Serok
Barzani’ye" kadar;Iran’da "Sımko’dan,
Gazi Muhammed’e" kadar. Türkiye’de "Idris-i
Bitlisi’den, Kürt Teali Cemiyeti’ne; Koçgiri Halk Hareketi’nden, Şeyh Sait
Efendi’ye; ve Seyid Rıza’dan" bu güne kadar Kürtler hep
kardeş halklarla birlikte olma arzusu ve onlara ihanet etmeme bedelini
ödemişlerdir. Ne yazık ki tüm bunlara rağmen Kürtler karşılığında zulüm ve
baskı görmüştür. Bu anlamda PKK’nın Ateşkes ve Tek Taraflı Barış
Çağrıları’nı T.C ciddiye almaz. PKK ve Kürt halkı için onurlu bir
barış olamayacağını ifade etmiştim.
Bu yazdıklarımdan dolayı pek çok kişiden hem
olumlu hem olumsuz tepki almıştım. Ben kendi adıma hiç bir zaman bazıları
gibi çok katı olarak PKK’ye saldırı şeklinde eleştiri yapmadım ve PKK’nin
yanlışları üzerinde Kürtlerin bu temelde politika yapmalarına da hep karşı
çıkmışımdır. Bu PKK’nin görüşlerine katıldığım anlamına gelmez... Ama hiç
bir şey üretmeden PKK’yi eleştiriyi alışkanlık haline getirmek hiç bir
Kürt, kişi ve kuruma bir şey kazandırmaz. Hep vurguladım, Kürtlerin
birbirlerinin yanlışları üzerinde politika yapmalarından yarar beklemek
doğru bir yaklaşım olmadığı gibi; ayrıca PKK’nin de bizler için alınacak
hiç bir olumlu örnek ve tarafı da yoktur. PKK’yi çokça gündemde tutmak da
bana doğru bir yaklaşım olarak gelmiyor. Zaten hem devlet hem de PKK’nin
kendisi, kendilerini kamuoyu gündeminde diri tutmaktadır. Bu anlamda PKK
dışında kalan yurtseverler öncellikle yeni bir strateji önüne koymalıdır.
Şimdi gelinen noktayı bir değerlendirirsek;
Bence her Kürt yurtsever, birey ve kurum PKK
Başkanlık Konseyi’nin bu çağrısını değerlendirmeli ve bu konuda kamu oyuna
görüşlerini net olarak açıklamalıdır. Çünkü; bu karar sadece PKK’yi
ilgilendirmez, bu karar hem önemli ve hem Kürt halkı için hayati önem
taşıyan bir karar; topyekün Kürt halkını ilgilendirir. Bu anlamda herkes
görüşünü çok net açıklamalıdır. Bence, eğer PKK sadece Apo’nun sağlık
koşullarını ileri sürüp, bu gerekçe ile Serhıldan’dan söz ederse bu iyi
bir alamet değil. Neden? Eğer; Serhıldanler Apo’ya endekslenir ise; bu "Kürt
halkının haklı davasını Apo’ya bağlamış olur”. Ki bu Dünya kamu oyunda
Kürt sorununu zora sokmak anlamına gelir.
Elbette ki; bir insanın, bir örgüt liderinin
yaşama hakkı çok önemlidir. Ama PKK çok iyi bilmeli ki; bu durumlarda
T.C’nin yöntemleri yüz yıllardan beri bilinmektedir.
Diğer nedeni ise; ateşkes ve barış çağrıları
bence sağlam dayanaklarla yapılmalıdırlar.
Eğer; karşı taraf barışı kabul etmiyor ise;
buna onurlu barış demek pek doğru bir tanım değil. Ancak; bu demek
değildir PKK niye ateşkes yaptı ve barış çağrıları yaptı!.. Ben yol ve
yöntemin bunca ödenen bedellere rağmen eksik ve yanlış olduğunu söylüyorum.
Bu anlamda; sonuç olarak PKK iki nedeni;
a) Apo’nun yaşam
koşulları
b) Ateşkese rağmen
T.C hâlen bilinen yöntemlerle (Devlet politikası ile) hareket ettiğini
gerekçe gösteriyorsa, baştan beri çok fena halde yanıldıklarını
bilmeliydiler. T.C’nin tutumu yüzyıllardan beri bilinmektedir. Ancak
PKK’nin de Kürt halkı adına hareket ettiklerini iddia ediyorlarsa çok daha
tutarlı ve güven verici tutum sergilemeleri gerekmektedir. Kürt halkı
adına böylesine ciddi ve önemli kararlar almak yaz-boz tahtasına
dönüştürülmemelidir. Bu gibi kararlar ciddi bir siyasi hareketten ziyade
korsanca, önünü ve yarınını görmeyen kararlardır. Bu kararlar yarın ne
getirir ne götürür hep birlikte göreceğiz.
Daha düne kadar, “T.C ve Genel Kurmay
barış istiyor, Demokratik Cumhuriyeti savunuyor” diyeceksiniz. Bir
kaç ay sonra da, “Apo’nun yaşam koşularını ve T.C barış istemiyor”
düşüncesini gerekçe gösterip Serhıldan çağrısı yapacaksınız. Bunun neresi
inandırıcı ve doğru?!..Bence bu Kürt halkını ölümcül bir maceraya
sürüklemektir. Onun için PKK dışındaki güçler güç birliği çağrısı
yapmalıdırlar. Aksi taktirde görünen o ki Kürt halkının üzerine bu kez
oynanan çok daha vahim bir felaket beklenmektedir. Bu kara bulutları
dağıtmak ve bu oyunları bozmak için; tepkimizin ölçüsü çok önemli ve
gereklidir. Bu tepki ağını hem dışarıda hem içeride oluşturmalıyız. Yoksa
bazıları gibi işin kolayına kaçıp:
-“Işte ne yapalım, PKK bizi çalıştırmıyor;
çalışma ortamını bulamıyoruz” gibi gerekçelerle kolaya kaçmaktan öteye
gitmez ve halkımıza karşı inandırıcı olamayız.
Kısacası tüm bu oyunları bozmak hayatın her
alanında kitlelerle birlikte olup gerçekleri anlatmaktır. Her şeye ve tüm
olumsuz koşullara rağmen; çalışma alanlarımız halkımızın içinde olmalıdır.