Son günlerde gerek Kürt,gerekse Türk
kesimlerce AB ile ilgili yoğun yorumlar ve çalışmalar
yapılıyor.Doğaldır ki herkes kendi ulusal çıkarlarıni
gözetmektedir.Ben kendi adıma bu güne kadar AB'nın somut
olarak Kürtler için kalıcı bir projelerinin olduğunu gözlemedim.
TC ,AB ne, girerse Kürtlere neler
getirecek?
Bence AB öncellikle Ekonomik ve
Teknolojik bir güçtür.Siyaset,İnsan Hakları ve Demokrasi
kendileri için evet, ama azgelişmiş ve küçük ülkeler için
ulusal çıkarları kadar savunurlar.Örneğin,Irak
savaşında Almanya ve Fransanın tutumu mazlumdan yana
değil, petroldan yana olmuştur.Çünkü biliyorlarki hiç bir
ülke ABD dışında kedileri ile ekonomik olarak rekbet
edemez.Bazıların iddia ettiği gibi AB Kürtler için
herşey değildir.Ayrıca AB, herşeye rağmen ABD
kadar net değildir.Kürtlerın en büyük dostları
kendileri olmalıdır.Mazlum Kürt Halkının Ulusal
kurtuluşu Ulusal birlikten geçer.Yüzyıllardan beri Kürt Halkının
Sömergeci zalimlere karşı verdığı mücadelede
pek çok kazanımları oldu.Ancak son otuz yılda büyük emek
ve bedellerle kazanılan bu kazanımlar Kuzey Kürdistan da
kendilerne büyük bir Ulusal güç! olarak iddia eden PKK'nın
yanlış ve kendi dışında tüm Ulusal
güçlere karışı politikalardan dolayı Kürt
Ulusal hareketi büyük darbeler almıştır.Bu
yanlış politikadırki Sömürgeci Devletlerın ellerini
güçlendırmıştır.
TC 'ye gelince,Kürt sorunu geçmişten
gelen,baskıcı ,inkar ve imha politikasında yatmaktadır.Geçmişte,Osmanlı
Feodal Devlet yapısından gelen Kulluk
anlayışı,daha sonraları peş,peşe gelen
İtihadi Trakki ile Kemalit iktidarlar eklenince, Ulusal kıyımlar
bir yana, ayrıca sorunun ekonomik,sosyal yönünü oluşturmakta.Devletin
ırkçı ve şoven politikası Kürt Halkın üzerinde
acımasızca baskıcı bir yöntem olarak sorunu
çözümsüzlüğe götürmüştür. Her şeyden önce
Cumhuriyet dönemi devleti birlikte kuran Kürtleri, TC yönetimi ayrı
bir Ulus olarak kabul etmemiş.Oysaki,Kürtler’ de Türkler gibi ayrı
bir Ulustur. Kürtler kimliği Anayasal olarak Türkler gibi güvence
altına alınmalı ve kabul edilmelidir.Yıllardır
gasp edilen tüm Ulusal ve Demokratik hakları vermeli ,dilini,kültürünü
konuşma düşünme ve okunma yazma özgürlüğü eksiksiz
tanınmalıdır. Devlet KÜRT demokratik kurumlarını
muhatap almalı ve ortak çözümler üretmeli ve uygulamalıdır.Ekonomide
öncellikli Kürt illerine yatırımlar yapmalı ve
kalkınma seferberliği uygulamalı.TC KUZEY IRAK
politikasını değiştirmeli ve hiçbir konuda engel çıkarmamalı
ve politikalarını kUZEY IRAK’A göre endekslenmemeli.
Bu anlamda eğer Türk Devleti uygar
bir ülke olmak istiyorsa,Kürt halkı ile birlikte eşit iki
kardeş halk olarak yaşama koşularını
yaratmalı dır.,Aksi taktirde Türk yöneticileri Kürt ve Türk
halkına karşı Tarihi sorumluluktan kendilerini
kurtaramazlar.Çünkü,eğer KÜRT sorunu TC Devleti başka yöntemlerle
çözülmüş olsaydı,TC. Devlet Büyüklerinin itiraf
ettiklerine göre şimdiye kadar 28- KÜRT İSYANI
olmuştur. Görüldüğü gibi Kürtler tüm imha ve baskılara
rağmen bu güne kadar direnmelerini sürdürmüşlardır.Kürtler
bundan sonrada daha bilinçli,daha birlikçi ve daha da direngen olarak
ulusal mücadelelerini kesintisiz süreceklerdır.GÜN BİRLİK
GÜNÜDÜR.