Arşiv

Fethi Yildirim’in Anisina
(1963- Viranşehir
   5-1-1994 fali meçhul)

Fethi Yıldırım,1963 doğumlu Viranşehir’li DDKD’lı bir gençti. Liseyi yeni bitirmişti.1980 Öncesi o günün koşularında hiç olmaması gereken bir siyasi cinayete adı karışmıştı. İşlenen cinayetin nedenleri doğru olup, olmadığını tartışmak bu gün için gereksizdir.

Cinayet’e adı karışanlar Siraç KIRICI, Fethi YILDIRIM, Mustafa KILIÇ ve Ramazan ORMAN sıkıyönetim mahkemesi tarafından tutuklanıp, Diyarbakır Askeri Cezaevine konuldu. (1980 öncesi 26- Aralık 1978 de, Maraş olaylarından dolayı Bölgede sıkıyönetim ilan edilmişti) Önce Ramazan Orman tahliye oldu.(Şimdi Mersin de) sonra, 1986 de Mustafa KILIÇ (Norveç- OSLO’DE siyasi mülteci) daha sonra Fethi YILDIRIM 1987de tahliye oldu.(5-ocak 1994 faili Meçhul) En sonda Siraç KIRICI tahliye oldu.(Almanya’da siyasi mülteci)Bu DDKD’lı gençlerin Avukatları, Merhum Ahmet KARLI ve Fethi GÜMÜŞ’TÜ.

Fethi YILDIRIM tahliye olduktan sonra Viranşehir de ziyaretine gittim.Bizim evde görüştük.Çok heyecanlı ele avuca sığmayan bir delikanlı olmuştu.

Fethi, bizim yöresel geleneklere göre, annesi akrabamız olduğu için bana XALO hitap ederdi.

Fethi, iki PKK’lı gençle birlikte bizim eve gelmişti.Ben bu gençlerinin yanında pek sohbet edemedim.Bizim evde kalmasını istedim.İki PKK’lı gidince kendisinin bir sorunu olup, olmadığını kendisi için  ne yapmam gerektiğini söyledim.Fethi, çok saygılı bir ifadeyle XALE’ Ali, PKK dağda savaşıyor biz evimizde oturuyoruz, bu konuda bir hazırlığınız var mi? diye söyledi.Ben ceza evi koşularını bildiğim için, espriyle hele bir az dinlen diye söyledim. Çünkü, Fethi’ nın söylediğine o gün için bir şey söylemem mümkün değildi.

Ancak ben, Fethi’nın PKK tarafından  kuşatıldığını anladım.Ben sadece o gün şunu söyledim.’’ Fethi, PKK’nın tezgahına düşenler bir daha hiçbir konuda ne fikir beyanı olabilir, nede  geri dönüşleri yoktur demiştim’’ Fethi, bana çok saygılıydı, XALE’ Ali ben, pasif kalamam diye bana adeta yalvardı.Ben Fethi’ yi,PKK’ den kurtarmak için yurt dışına göndermeyi önerdim.Kendisi ısrarla dağa gitmeyi daha doğrusu PKK’ye katılmayı ima ediyordu.

  Sonuçta Fethi, PKK’nın en faal militanı olup, KUM üyesi olduğu kısa zamanda deşifre olmuştu.Daha doğrusu PKK doğası gereği tüm militanları deşifre ediliyordu.

Örneğin, daha 1994 yerel seçimleri olmadan Viranşehir de DDKD geleneğinden gelen Savcılıktan atılma Avukat Kazım EKİNCİ PKK tarafından güya yapılan bir halk yoklamasında Belediye Başkan adaylığı için birinci geldiğini ilan edip, deşifre ettiler. Kazım EKİNCİ kısa bir müddet sonra yine DDKD’ lı olan Fahri İNANÇ’LA birlikte gündüz öğretmen evinden çıkarken dört yolda şehit ediliyor.Görgü tanıklarına göre her iki yurtsever gençleri öldürenler Askeri tabura girmişlerdi.Bunlar ülkede sade birkaç örnektir. Ülkede bunlara benzeri binlerce örnek var.

ÇÜNKÜ;

PKK piyasaya çıktığı ilk günden beri iki taktıkla kendilerini kanıtlamaya çalıştılar.

1)Legal Kürt Demokratik Dernekleri eleştirmelerine rağmen, oysa ki, her

ortamda toplum içinde kendilerini ise, deşifre etmekten sakınca görmediler.

2)Kendi dışındaki Kürt siyasi kurumları dahil,herkesi kendilerine hedef seçtiler…

Geri kalmış Şark toplum geleneklerinin doğasında olan kabadayılık,Ali Kıran baş kesenlik,saldırı ve vurma kırma PKK’nın gelişmesini için oldukça iyi bir zemindi.

PKK hızla halk tarafından bir doğruya karşılık, on yanlışa rağmen gelişirken, diğer yandan bir çok insan da deşifre sonucunda devlet tarafından yok ediliyordu.

Nerdeyse her eve bir cenaze ve her eve bir tutsak PKK’nın gelişmesinin nedeni sayılıyordu.

PKK içinde bu olumsuzluklara karşı çıkanları ise ya,  kendi içinde temizleme yöntemini ile yok edilirdi. Veya hain,ajan devlet işbirlikçisi ilan ediliyordu.Diğer bir gelişme nedeni de adeta PKK’ ye katılmak  bir çok kişiler için ulusal sorun rant kapısı olmuştu.Gencecik o yiğit gençler dağda şehit olurken,şehirdekiler rant için partiyi ele geçirme kavgası veriyorlardı.

1990 sonrası PKK,gerek illegal gerekse, Legal çalışan üye ve sempatizanlarına adeta Hükümete davetiye çıkarcasına deşifre ediliyordu.

İŞTE; bunlardan biride Sevgili Fethi Yıldırım’dı.

Şimdi burayı lütfen dikkatla okuyalım;

Yıl, 1993 Aralık yılbaşı akşamı (1994’e bağlayan gece) Fethi; Ankaradan beni arayıp, Mersin’e Büro GÖRMEZ’LE bana misafir geleceklerini telefonla söyledi. Kendilerin buyur ettim.Gece saat 0:30 de kaldığım Köy Hizmetleri lojmanına geldiler.

Sabaha kadar, sohbetimizin konusu önümüzdeki 27.Mart 1994 seçimlerde, benim Viranşehir Belediye Başkanlığına aday olmam için Hatip DİCLE’den mesaj getirdiğini söyledi.Ben öncelikle kendilerine teşekkür ettiğimi ve önümüzdeki seçimin yapılıp yapılmayacağı kesin olmadığını, son sözün APO’nun söyleyeceğimi ifade ettim.

Yani, Önümüzde ki seçimlerde DEP’ın seçimlere girip, girmeyeceği belli olmadığını, ayrıca Fethi’ye, dedim ki’’ çok dikkatlı ol.Çok deşifre olmuşsun sana yazık olur diye  nasihat ettim’’. Fethi, çok üstüme geldi. Büro GÖRMEZ hiç tartışmaya girmedi.Sadece kendi deyimleriyle Viranşehir halkı beni istediğini bu seçimi benimle rahat alacağımızı ve Hatip DİCLE’ ye de ifade ettiklerini, Hatip’te kendilerini onayladıklarını söyledi. Sonuçta saat 05:30 de(1-1-1994) ben, dedim ki’’ Bakınız ikinizde bizim emeğimiz var, elimizde büyüdünüz bu teklifiniz beni rahatsız etti’’. Ayrıca diyelim ki, ben Belediye Başkanı seçildim. Ben kiminle muhatap olacağımı,. Çoluk çocuklarla muhatap olmam. Ben yıllarca karşı olduğum düzene de bile, bürokratik görevimde  kimseye boyun eğmedim.(Bu söylediklerim yıllar sonra Av.Mahmut VEFA bana Viranşehir belediye Başkanı Makamında sitem ederek hatırlattı..Bende aynen öyledir, Fethi ne demişse doğrudur diye yanıt verdim)

Nitekim DEP,25.Şubat'ta, 27.Mart Belediye Başkanlığı seçimlerine gövenlik gerekçesi katılmayacakları kamuoyuna deklare etti.

Fethi,benden umudu kesince ertesi gün 1/1/ 1994 te Büro ile birlikte Viranşehir’e döndüler.

Fethi, gittiği günün akşamı daire Müdürü, Adıyaman KAHTA’LI Necip ÖZBEK (Mersin Milletvekili MİR DENGİR FIRAT’IN  dayısı) beni çağırıp Kürtçe Ali Dikkatlı ol takip ediliyorsunuz, akşam  misafir kimdi? Diye beni uyardı.Bir müddet evimizin gözetim altında olduğunu anlayınca, lojmandan Şehir’e taşındık.

Peki güzel Fethi ne yaptı ne oldu? Birlikte dikkatla okuyalım; Fethi YILDIRIM’ E nemı, oldu? Fethi 4/1/ 1994 te yani bizim evden gittikten üç gün sonra Viranşehir’de EZİDİ’LERİN bir kan davasını barışmak için kendisi DEP Yönetiminde Ali KURAN ve Lami KAPANCI, EZİDİ Şehin evine gidiyorlar.Bir saat sonra ev basılıp üçünü de Askeri tabura götürürler. Bir müddet sonra Ali KURAN ile Lami KAPANCI bırakılır.

Fethi, o günden bu güne kadar hiçbir haber alınmadı. Muhtemelen güzelim Fethi Faili meçhul kervanına katıldı. Peki, Fethi’ yi birileri şikayet mi etti? Fethi, Viranşehir-Ankara Mersin ve tekrar Viranşehir hattı boyunca takip mi ediliyordu?

İşte yukarda  söz ettiğimiz deşifrasıyon mekanizması sonucu güzelim Fethi, faali meçhule gönderildi.

Başta saygı değer Annesi olmak üzere, ailesine sabırlar dilerken, o, güler, yüzlü Fethi’yi hep hatıralarını saygı ve sevgiyle anacağım.

5.01.2005

Kürt  aydinlarin  politik  duruşlari ve eleştirileri

Hollanda Kürt Konferansi

Kürtlerin kırmızı hatlari, 
ABD ve Türkiye

Bundan sonra Irak’ta olasi gelişmeler?

Güzelin çirkin sözleri

6 milyon Güneyli ve 25 milyon Kuzeyli Kürtlerin geldikleri aşama

AB”ye Girmeye çalışan devletin Genel Kurmay’ının Kürt Tehditi

Necmettin Büyükkaya`nin Anisina

Fethi Yildirim’in Anisina

Medet Serhat’in Katledilişinin  Onuncu Yılı

TC; AB ve Kürt Sorunu

PWD'yi dikkatla izlemek lazim

TC’nin lütfü, basının abartısı ve Apo’nun iz düşümleri Zana ve Dicle

TC’nin AB’ ye girmek için çaba harcadığı bu dönemde KÜRT-DER TC ye bir baskı unsuru olabilir

Sol İtifak, Dehap’i  ve Kürd’ü sistemin içine çekme hareketidir

Her seçimde sözde bazı Kürt aydınların acınacak halleri

2004 yılına biz Kürtler
sevinçle girmeliyiz

Her eve bir cenaze, her eve bir tutuklu ve son rövanşin iflasi ile polis dayaği politikasi

Dünyanın en acımasız terörü DİN, İMAN ve ALLAH için yaptıklarını iddia edilen terördür!

Medet Serhad’in anısına

A.Melik Firat'in Kitabi
ve Ferzende Kaya

Musul ve Kerkuke sefer olur ama zafer olmaz

Milli Siyaset Belgesi ve Özel Siyaset Belgesi

İlkel Milliyetçilik ve ”Kukla Devlet”

Önümüzdeki günlerde Öcalan'i ve KADEK'i dikkatla izlemek lazim

Tüm Kuzey'li  Örgütler Güneye Desteğini Deklare Etmelidir 

Afganistan'da bir KÜRT devleti kurulursa Türkiye acaba ne yapar!

Türkiye’de 3 Kasım depremi

Baskılara inat Diyarbakir'da Bağımsız Milletvekili Adayı Melik FIRAT desteklenmeli

"DDKO'nun  kurulmasından sonra çok taşlar yerinden oynadı"

ABD’nin Irak’a saldırısında Kurdistan pastasından kime ne düşer?

Tutsak dil tutsak kültür 
demektir !

O bir militandi

Böyle giderse biz Kürtlerin 2002 yılında da işi zor !

Dünyayi ve Amerikayi şok eden saldırı

DDKD tartışmasına bence son verilmeli

IMF ve Globalizme karşı yeni mücadelede ne yapmalı?

”Susma, sustukça sıra sana da gelecek Erbakan ve Fazilet!”

Milliyetçilik hakkında

Sonuç vermeyen Kürt platformları

32. yılında DDKO

“Çalışma alanlarımız halkımızın içinde olmalıdır”