6
milyon Güneyli ve 25 milyon Kuzeyli Kürtlerin geldikleri aşama
30-Ocak 2005 Pazar günü 50 yıla aşkındır ilk kez
IRAK’TA çoğunluğun oy
kullanacağı bir seçim oldu. Ben ilk kez bu seçimde bu denli heyecan
duydum.Bazıların dedikleri ve arzu ettikleri gibi ne Irak’ın
genelinde nede Kerkük’te Kürtlerin Türkmenlere baskı yapıp, kan gövdeyi
götürmedi.
Aksine Kürtler tüm Irak’ın genelinde ne denli sükunete
katkı yaptıklarını Irak’a komşu devletler dışında herkesçe
bilinmektedir ve taktir edilmekte. Uluslar arası tarafsız gözlemcilerin
ortak görüşü seçimin çok adil olduğu ve katılımın % 70’ın
üstünde olduğu yönündedir. Ortadoğu gibi nice Ceberut Kralların,
despot ve çağdışı
yönetimlerin kol gezdiği bu bölgede, Kürt Ulusal
Kurtuluş Mücadelesi uzun soluk ve
süreklilik gerektirir.
Bu anlamda biz Kürtlerle ilgili her ne konuya el atsak Kürdistan'ın
tarihi mücadelesine değinmeden O, konuya sağlıklı tahlil etme olanağımız
yoktur. Onun için yazımın başlığına denk düşen, GÜNEY ve KUZEY
tarihimize kısaca özetlersek; 1639 Yılında Kürdistanın ilk
resmen bölünmesine neden olan KASRİ-ŞİRİN antlaşmasıyla başlarsak,
Kürdistan’da ilk başkaldırı 1880 den sonra ŞEH UBEYDULLAH önderliğinde
NEHRİ başkaldırısıdır. Bu Başkaldırı acımasızca Osmanlı
tarafından bastırılır.
50-yılla aşkın duraklama döneminden sonra 6-Mart’ta
1920-1922 arası İmranlı Kürt beyi, ALİŞAN,la başlayan ve ALİŞER
ve Dr.vet. Nuri Dersimi Önderliğinde KOÇGİRİ Halk hareketi başlar.Bu
hareket General.Nurettin Paşa ve Çapulcu Topal Osman tarafından
tarihin en büyük kitle kıyımı ile bastırılır.Bu tarihi zulmün
daha izleri silinmeden, bu kez İttihati Terakki
üçlüsünün (Enver,Talat ve Cemal) devamı olan TC,Hükümeti
Temsilci Kürt Asılı İsmet Paşa İle Sinop'lı Dr.Rıza NUR tarafından
1924 te LOZAN antlaşmasıyla İngilizler aracıyla Kürdistan
bir kez daha TC ve Irak
Tarafından paylaşılır.Burada İsmet Paşa Kendini hem Kürt hem Türk
Temsilicisi olarak tanıtır. Bundan bir müddet sonra,İngilizler Haşimi
hanedanından iki kardeşi birini Irak’a birinde Ürdün’e kral
olarak tayin eder.
Bu arada 13-Şubat 1925 te Bir çok Kürt TEALLİ Cemiyeti Aydınların yol gösterici olduğu ve ŞEH
SAİT önderliğinde PİRAN’DA bir başkaldırı hareketi başlar.Bu
hareket yine kanla bastırarak 31-Mart’a TBMM tarafından kurulan
divani harp,Şark İstiklal mahkemesinde 29-Haziranda ŞEH SAİT ve 47
arkadaşı Diyarbakır da idam edildi.Bizlere örnek ve azmimizi artıran
bu tarihi olaylar hiçbir namuslu Kürdün unutmasına imkan yoktur.Bu
olay sıcaklığını korurken 1926 de
İhsan Nuri PAŞA tarafından AĞRI başkaldırısı patlak
verir.
1930 de ZİLAN başkaldırısı olur.Bu tarihte ayni
zamanda 10.Nisan da GÜNEY’DE Kürtlerin kesintisiz savaşımları
sonucunda Irak devleti tarafından Kürtçe resmi DİL olarak kabul
edilir. İki yıl sonra AĞRİ isyanına katılanlar ADANA Ağır ceza
mahkemesinde yargılanan 34-kişiye idam cezası verilir.Yine,1937 de
SEYİT RİZA, ALİŞER ve Dr. Vet Nuri Dersimi önderliklerinde DERSİM
başkaldırı hareketi başlar.Bu her
zamanki gibi Kürtlere yapılan hile ve iç hainlerle kanla bastırılır.hareketin
Askeri kanadı önderi ALİŞER,hain CAŞ GAYBER tarafından Şehit
edilir. Bu kitle soykırımında en çok payı olan, sonradan Ermeni asıllı
olduğu bazı Türk yazarları tarafından
açıklanan Pilot Sabiha GÖKÇE yapmıştır.Seyit Rıza, Küçük
oğlu Felik Ali ile dört arkadaşı idam edilir.Buda
Kürdistan Tarihinde unutulmayan soykırımdır.
Bu arada Güney’de, İRAN
KOMELA etkisiyle
Irak’ta RİZGARİ Partisi kurup, KOMELA
ile Irak Kürt Aydınları üç
şeritli bu günkü Kürt Bayrağını hazırladılar..1944 te Irak hükümeti
BERZANİ’YE karşı top yekun saldırıya geçer.1945 te BERZANİ AZADİ
Örgütünü kurar ve 1946 de IKDP kurulur.Tam bu sırada İngilizler
yardımı ile Irak Hükümeti Kürtlere karşı saldırıya geçti.BERZANİ
10,000 kişi ile Mahabad’a geçti.22- Ocak’ta KADI MUHAMMED önderliğinde
MAHABAD Kürt Devleti kuruldu.Bu devletin ömrü ancak 31-Mart 1947 de
son bulup, GAZİ Muhammed ile üç arkadaşı despot
ŞAH rejimi tarafından idam edildi.1958 de M:BERZANİ 11-yıllık
sürgünden sonra yeniden mücadele için Irak’a döndü.Bu gidiş ve
dönüş tarihe not düştü.
1960 te IKDP legalleşti..Ancak, 11-Eylül 1961 de Irak Hükümeti
yine Kürdistan’a saldırdı.8-Şubat 1963 te Irak Hükümeti BAAS
Partisi tarafından darbe
ile ele geçirdi.10 Haziran da BAASÇİLAR Kürtlere karşı büyük bir
saldırıya geçti.28-Ağustos ta 45- günlük savaştan sonra Kürtlerin
galibiyeti ile sonuçlandı. BERZANİ 1966 de Irak Hükümetine yeni bir
ÜLTİMATON verdi. 1.Mayıs ta Irak Hükümeti Kürtlere karşı yeni
bir saldırıya geçti.12 Mayıs ‘ta Irak Hükümet güçleri yenildi.
22-Haziranda Irak Hükümeti Kürtlere ateş kes önerdi.Ve
nihayet geçmişten 1970 tarihine kadar geçen tarihi direniş OTONOMİ
ile sonuçlandı.Irak Hükümeti ile Kürtler arasında OTONOMİ
imzalandı.Bu başarılı gelişmelere paralel olarak
Celal TALABANİ ve
taraftarları yeniden KDP’ ye katıldılar.Ama ne yazık ki, imzalan
OTONOM kapsamı BAAS tarafından
geri bir konuma getirilince
BERZANİ yeniden başkaldır
24-Nisanda Irak Uçakları QELADİZ kentini bombaladı.Binlerce
Kürt Yaşamını yitirdi.Bu sıcak mücadele sırasında Üniversiteli
genç bir kız olan FEYLİ Kürtlerden
Leyla KASIM 13-Mayıs 1974 te dört arkadaşı ile birlikte BAAS rejimi
tarafından idam edildi. Ve Nihayet 5-Mart 1975 tarihinde Kürtlere karşı
eşi görülmemiş,İran,Irak ve Cezayir hükümetleri arasında
yapılan ŞATULARAP antlaşmasıyla Kütler bir kez daha ihanete uğradı.Bu
arada yüz binlerce Kürt Türkiye ye sığınmak istedi ancak TC tarafından
izin verilmedi.Her şeye rağmen 26-Mayıs 1976 de Kürtler yeniden
Irak’a karşı saldırıya
geçtiler. Böylesine kesintisiz mücadele arifesinde ve bu mücadelenin
efsanevi Lideri M.BERZANİ, 2- Mart 1979 de
Tedavi gördüğü ABD ‘deyaşamını yitirdi..
Böylesine olaylar arka arkaya gelirken 30-Temmuz 1983 te
BERZANİAşiretinden yaşları 12-ile 70-arasında olan 8000 kişi
BAAS Rejimi tarafından Kuş tepe kentinde göz altına alındı.Ancak
bu kişilerin bu güne dek izleri bulunmadı.15-Nisan 1987 de Irak uçakları
Kürt bölgelerini kimyasal silahlarla bombaladı. 16-Mart 1988 de
NAZİLERİN Yahudilere yaptıkları soykırımdan çağımızda
ilk kez Kürtler Tarihin en büyük soy kırımı HALEPÇE DE yapıldı.Bu
soy kırımda 5000 yaşlı ve Çocuk feci şekilde kimyasal silahlarla
can verdiler.Bunlara karşı Güney örgütleri KÜRDİSTANİ cephe
kurdular.
29-Ağustosta yüz binlerce Kürt Türkiye sınırına yığıldı.Kürtler
için değişik yerlerde,Diyarbakır, Kızıltepe,Muş Kangal da kuruldu.Bu arada Kangaldaki Peşmergeler halk istemedi
diye 16- Aile Eylül de SİNOP
merkezine bırakıldılar. (Bunlar
basından gizlendi ilk olarak ben ve eşim peşmergelerle
görüştüğümüz için Emniyet tarafından
sorgulandık)7-Mart 1991 de Kürtler top yekun başkaldırıya geçtiler.11-Mart’a
ERBİL Kürtlerin eline geçti.20Mart’a KERKÜK Kürtlerin eline geçti.25-Mart’a
Güney’ ın %95 Kürtlerin eline geçti.BAAS ordusu yoğun bir saldırıya
geçti ve 250,000 Kürt Türkiye sınırına yığıldı.
5-Nisanda BM Kürtleri 688 sayılı karar ile Kürtleri
koruma altına
aldı.Nihayet 24.Nisanda Kürtler ile SADDAM arasında 1970
antlaşması uyulması
imzalandı.Kürt Parlamentosu 1992 de Güney Kürdistan da
federe Devlet ilan etti.Şimdi Kürdistan’ la
ilgili özellikle GÜNEY ve KUZEY’IN kronolojik tarihsel mücadele
sürecini kısacası niye yazdım.
Güney 6
Milyon biz KUZEY 25 –Milyon. Görüldüğü gibi GÜNEY’DE 70-yıla
yakındır kesintisiz mücadelesi
sürmektedir.Bu günkü, gelindiğinoktaya batığımızda adeta,hem
seviniyorum,hem övünüyorum hem de kıskanıyorum. Şimdi
oturup düşünmemiz gereken biz Kuzey’liler bu gün gelinen nokta da
başarının neresindeyiz? Güney’ ın gerek hazırladığı
kendi Anayasalarında, azınlıklarla ilgili demokratik
muhteva gerekse,
Irak’ın laik olması konusundaki ısrarları gerçekten taktire şayandır.
TC, her platformda Güneyli Kürtler için Aşiret Ağaları
diye küçümseyen ve AB’ne girmeye aday
olmak için her çareye başvuran Türkiye daha 25-Milyon Kürt
insanın ulusal kimlikleri dahi Anayasa
teminatı altına alınmamış.Kimin uygar, kimin Aşiret olduğu
yapılan seçimlerde ve uygulamalarından bellidir.Irak seçimi süresince
ve daha seçim yapılmadan TC hükümeti, Ordusu, Basını ve Tüm
siyasi partiler Adeta Kürtlere cihat açtılar.Sadece dün ve bu gün
TC cephesinde ve basında
yazılıp çizilen birkaç örnek vermekle yetinelim;
Başbakan Erdogan seçim daha yapılmadan, seçim adil değil
dedi.
Dışişleri Bakanı Gül KERKÜK’TA çatışma olursa müdahale
ederiz.
Tercüman Gönül Nuhtaş seçim sonrası çatışmaya doğru,
Hürriyet silahların gölgesinde seçim ne kadar
demokratik olur.
Milliyet seçimin galibi Kürtler ve Şiiler, BERZANİ
Bağımsız Kürt devleti
istiyor.
CNN dış
servisten Yasemin CONGAR, Kerkük ve Kürtler sade Irak için değil, bölge
içinde tehlike olur.
Radikal Gazetesi, Irak’ta parçalı Bulutlu Demokrasi
İslamcı Yeni şafak, BERZANİ kırmızı Çizgilere bastı,
Neyin seçimi?(Arap yazar H.Mahalli)
İslamcı
Vakit Gazetesi, Demokrasin batsın ABD.Felluce’de boykot kazandı.
Yen ASYA
Irak’ta Kanlı seçim,
Haber
Gazete,Irak seçimleri Kürt Devletinin temellerini atılıyor.
ICG, Merkezi
BRÜKSEL’DE bulunan düşünce kurumu KERKÜK Irak’ta çatlama ve kırılma
noktasıdır.Onun için Türk Devleti Türkmenleri desteklemekten ve
tahrik
etmekten vaz geçmelı denilmekte.
TC ve Basınında bazı tehditleri ve tahrikleri kısaca aktardım.
Tüm bunlara rağmen SEROK BERZANİ dünkü basın açıklamasından
sade bir paragrafı aktarmak istiyorum.Sanırım bu mesaj tan herkes
ders almalıdır.
BERZANİ aynen şunu dedi ’’Kerkük bir Irak sorunudur,
ne Türkiye nede başkaların iç
işlerimize karışma hakları yoktur.Bu işler tehditle olmaz’’ İşte
bence bunca yıllık mücadelenin BERZANİ’YE söylettiği bu cesur sözlerdir.
Yazımın başlığındaki GÜNEY İLE KUZEY
dememin anlamı buydu. HAYDİ DARISI BİZ KUZEY’LİLERE.
31.01.2005