Kürt
aydinlarin politik
duruşlari
ve eleştirileri
Değerli arkadaşım
Said AYDOĞMUŞ'UN ''Emekli
ve Eleştirilerle'' ilgili
bir yazısını www.kurdinfo.com de
okuyunca ,EYVAH! Ben
63-yaşına giriyorum acaba birileri
beni demi, emekliye sevk edecekler diye
kendi kendime düşündüm. Gerçi Değerli arkadaşım Said AYDOĞMUŞ
kendine özgü ince üslubuyla Medeni DAĞLI'YI yanıtlamış.
Şimdi eğer bizim yaşımızdakiler
evinde oturup suya sabuna karışmasaydı O, zaman genç kardeşlerim bu
eski TÜFEKLER yorulup evlerinde oturuyorlar diye eleştirmiş olacaktı.
Oysa ki; bir toplumun/halkın tarih boyunca yaratılan kültür değerleri
o, halkın aydınları tarafından özenle korunmalı ve değer
verilmelidir. Çünkü, bu maddi
ve manevi
değerler nesilden nesille aktarılır. Dolayısıyla bizim gibi
çok bedel ödemiş bir
halkın aydınları biri birlerini
eleştirirken çok
dikkatli bir dil kullanmak zorundadırlar.
Bundan bir müddet önce bir yazımda; biz Kürtler aramızda
kişi ve kurum olarak bir iç hukukumuz olmalı demiştim.
Ne demek yani?Medeni DAĞLI
kardeşim diyor ki'' Said AYDOĞMUŞ emekliye ayrılmalıdır.Mazlum bir
halkın bireyleri olarak
Ulusal mücadelenin emekli olma gibi bir lüksümüz
var mı? Bizler bizden
öncekilerin miraslarına sahip çıkmasaydık
bu gün az çok geldiğimiz noktaya nasıl gelebilirdik. Her
nedense 1980 den sonra bir takım kişi ve kurumlar tarihsel Kürt
Ulusal mücadelesini adeta
kendileriyle eş değer tutup her şey kendileriyle başladığını ve
her şey kendileriyle biteceği topluma enjekte ediliyor.Bu sav dinin
dogmatik temasında da vardır.
Tarihsel mücadele sürecinde,
doğa,bilinç ve toplum hep iç içedir.Siyaset; devletler ve
toplumlar faaliyetlerini yol gösteren ve toplumluların geleceğini
belirleyen yol/Yöntemlerin bütünüdür.Dolayısıyla; Ulusal mücadelede,
dünyanın her hangi dininden ve ulusundan olalım, aydın olmanın özellikleri
vesorumlukları vardır. Ve aydın olmanın de, O denli
birikimli, kültürlü ve
de hoşgörülü olma sorumluluğu
olduğu kadar, biri
birlerine karşıda çok
uyumlu vetutarlı gibi özelliklerde
sahip olmaları da kaçınılmazdır. Bu gün Kürt Ulusal mücadele
geleneği de böyle
gerektirir.
Bu gibi duruşlar ve özellikler
ayni zamanda aydınların halklarına karşı olan görev ve duyarlıklarıdır.Aydın
kişi dünya' ya doğaya, toplumlara
ve bir birlerine karşı bakış açıları çok net ve doğru
olmalıdır. Riyakarlık, kişisel
çıkarcılık, ve yalan
dolana dayalı politik duruşlar ve zikzaklar
Kürt aydınların ve yurtseverlerin hanesinin yanında geçmemelıdır.
Gerektiğinde aydın kişi,
ülkesi ve halkı için her türlü baskıya, zulme karşı direnmesini
bilmelidir.Dünyanın hiçbir yerinde beleşçi aydınlar olmaz.Zaten
aydın demek büyük bedelleri ödemeye peşinen aday
demektir.Hele,hele bu Kürt aydını ise,her an bedel ödeye hazır
olmalıdır.Bu anlamda Kürt aydınların diğer bir zorunluluğu da her
zaman geçmişin siyasi saplantılarından
kendilerini arındırmalıdır. Dünün bazı siyasi anlayışlar bu gün,
Kürt ve Kürdistan' nın çıkarlarına denk düşmeyebilir.Veya kimine
göre dünün siyasi
kriterleri bu gün için geçerli olmayabilir, bu Kürt Aydınların
biri birlerine karşı ön yargılı ve sekter davranmalarını
gerektirmez.
Kürt aydınların ortak
paydası Kürt Ulusal çıkarları olmalıdır.