IMF ve Globalizme karşı yeni mücadelede ne
yapmalı?
Bu gün dünyada çok önemli gelişmelere tanık oluyoruz. Güney Kore, Arjantin ve
son olarak İtalya'da kıran kırana İMF'ye karşı mücadele bayrağı
yükseliyor. Cılızda olsa, kısmen Türkiye'de de karşı gösteriler yer
yer kendilerini hisettiriyor.
Ancak,hareketin can alıcısı İtalya'da G-8 lerin toplantı
anındaki yüzbinleri bulan kararlı direnişlerdi ve bu direnişte bir
gencin Cenova’da herkesin gözlerinin önünde bir jandarma kurşunu
ile yaşamını yitirmesiydi. İlginçtir ve öğünmesi gereken onurlu
davranış gencin babasının dünya kamuoyuna söylediği şu sözlerdi:
"Ben ne öğrendimse oğlumdan öğrendim". O oğluyla onur duyduğunu
ifade ediyor. Bu sözler geçmişte 6-Mayis 1972’de bize Deniz’in,
Hüseyin’in ve Yusuf’un babalarının dediklerini hatırlatıyor.
Yine Türkiye
komşusu Yunanistan’da iki hafta boyunca genel grev dalgası yaşandı
ve ciddi şekilde sistemi sorguladı.Türkiyede ise ciliz olmakla
beraber yine de Yapısal UyumProğramı (YUP) iflas edince bir kaç ay
içinde 6 Milyon insan sokaklara çıktı. Ancak bunlardan
bazıları muhalefet partilerinin iz düşümü oldukları için sistemi
değiştirmek değil,sistemi ele geçirmek içindi. Örneğin, Fazilet ve
DYP gibi partiler, hatta Tansu Çiller hızını almayıp vahşi
Kapitalizm memleketi ele geçirdi gibi laflar söyledi. Hey gidi
dünya, Anti-Emperyalist ve Anti-Kapitalist mücadele uğruna geçmişte
ne bedeller ödendiğini Çiller Bilmiyor mu? İktisatçi Çiller 77 yil
önce İzmir İktisat Kongresi ile bu ülkeye güzel ve özel kapitalizmin
alkışlarla girdiğini bilmiyor mu? Yine Çillerin bu günkü başında
olduğu devamı olan ayni parti 1950 lerde her mahallede bir milyoner
yaratacağız dememiş miydi? Ancak, bunlardan farklı, sistemi
sorgulayan Kesk,Ödp,Emp,Dbp Sip,İhd,İhv ve diğer demokratik kitle
örgütleri ile 12 Mart ve 12 Eylülü yaşamış, Kürdü,Türkü, Arabı,
Çerkezi kısacası sistemden etkilen tüm güçler dünyada gelişen yeni
dalgadan etkilenebilir mi veya böylesine Anti -İmf-Globalizme
karşi bir direniş dalgası yaratılabilir mi?
Daha açık bir ifadeyle
G8-Direniş dalgası gibi, dünyada dalgalanan İşçi -Öğrenci-Sosyal ve
Ulusal kurtuluş ruhu gelişip Anti-Emperyalist-Anti sömürgeci ve Anti
Faşist bir uyanış Türkiye’de gelişebilir mi? Gerçi her ne kadar o
günkü koşullar farklı olmasına rağmen görünen o ki halen dünyada
olumsuz bazı değerler ve dayatmalar günümüzdede kendilerini
göstermektedir.
Örneğin, o günki can alıcı
sorunlar, Vietnam, Kuzey Kore, Mozambik, Gine,Angola ve Nikaragua
gibi sorunlara benzer bu gün de yaşamaktadır. Bu günde ayni sorunlar
yaşamakta, ancak Egemen güçler daha ustaca az zararla yapmak
istiyorlar. Örneğin,halen çözülmeyen
Ortadoğu, Kafkaslar, Balkanlarda bazılarına silahla, bazılarına
yumuşak inişle işlerini bitermek isterler.
Peki;tüm bunlara karşi
nasıl bir duruş göstermeli ve sergilemeli. 68- hatta 78-
gençliğnden söz ederken en büyük ortak değerleri; okuyan, sorgulayan
sisteme karşı halkla bütünleşen insanlardı. Ne yazık ki büyük
bedellerle elde edilen bu mevziler giderek teker teker
sistemin içinde eriyip gitmektedir. Ama yine de sanırım her
zamankiden daha gerekli olan NE YAPMALI?
Kısaca bir kaç bilinen
önerileri yazmak istiyorum.
a)Öncelikle sistemden
etkilenen tüm güçler (Başta Kürtler, partiler, sendikalar,
demokratik kitle örgütleri) güçlerini birleştirmeli ve ortak
mücadele kriterleri belirlemelidir.
b)Sistemi sorgulayan tüm
güçler ortak deklarasyonla kamuoyu önüne çıkmalıdır.
c)Sisteme karşı sendikalar genel
greve gitmeli ve başta Kürtler olmak üzere tüm demokratik
güçler desteklemeli.
d)Siyasi partiler yasası
ve sistemin tıkanmasına neden olan liderler sultası katılımcı olmalı
ve demokratikleşmeli.
e) Tüm sistemi sorgulayan
her yerdekent konseyleri kurulmalı ve kent sorunlarını
denetlemelı.
f)Bu kent konseyleri
sistemden yara alan yerel Radyo, TV, gazete vb.yayin kurumlariyla
diyalog kurmalı.
g)Her kent konseyi bu
kurumlar vasıtasi ile kamuoyu araştırması yapmalı ve sistemi
sorgulayan sonuçlar açıklanmalı.
h) Legal bir Kürt
kimlikli partisi deneyimi mutlaka yaşanmalı .
Sonuç olarak tıkanan
ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal ve Kürt sorunu alanındaki ülke
halkına dayatılan ve çekilmez bir hal alan bu durum acaba
sistemi ne kadar ayakta durdurabilir. Haydi hep birlikte NE
YAPMALIYIZ?