35 yilinda 12 Mart 1971 Askeri Cuntasi
Özellikle İçinde bulunduğumuz Coğrafyada öyle Demokrasiden,insan haklarından,
tekmilen hukuten söz etmek pek olasi değildir.Ama yinede ben yaşadığımız
ülkenin Askeri darbeler sicillerine kısaca değineceğim.Son yüz yıllda,
İttihati-terikatçiler yönetimide dahil edersek,TC'nın kurulduğundan bu güne
kadar halk tabiriyle bu ülkenin halkı iyi gün yüzü görmemişlerdir.Yani tekmilen
Demokrasi ve İnsan Haklari ülkeyi yönetenler tarafından yerli yerine hiç bir
dönemde tam olarak uygulanmamıştır.Bu demektirki,Türkiye Halkı yüz yıldır ara
rejimlerlerle yönetiliyor.
Şöyleki;27.Mayis 1960, 12-Mart1971 ve 12-Eylul 1980 olmak üzere üç Askeri darbeyapılmıştır.Bu ülkede yüz yıllardır ne kadar olağanüstü yönetimler ve olumsuz
gelişmeler olmuş ise,hepsinde en çok Mazlum Kürt halkı ve Aydinları hedef
alınmıştır.Cumhuriyet öncesi,İttihatiTerakki (Enver,Talat ve Cemal) dönemleride
yazarsak burada yerimiz yetmez. Biz kısaca Cumhuriyet döneminin üç Askeri
Cuntadan yalnız 25 yıl önceki 12.Mart 1971 den kısaca değinelim.
12 Mart,1971 Türkiye Halklarının;Özellikle Kürtler için karanlık bir dönemdir. 35
yil önce, Türkiye'de Ordu paşalari bir muhturayla hükümeti devirerek yeni bir
baski dönemini başladılar.Bu baskıların adına güya Demokrasi için balyoz
hareketi denildi.Yani, Cuntacilara göre,Demokrasi,Hükük Devleti ve Balyoz Devleti iç, içe birlikte yürütüldü.Bu yöntem sadece dunyada yaşadığımız coğrafyanın yönetimlerine özgü bir yönetimdir.
Son 35 yilda, Türk pasalarinin 1971'de ve 1980'te yaptiklari iki kanli darbenin
damgasini tasiyor. Kürt Aydinlarına,Ulusalcilarına ve Türk Solu ,Aydinlarına
ve Emekçilerine yönelik Kitlesel tutuklamalar, iskenceler, idamlar, ifade ve
düsünce özgürlügünün yok edilmeside hepsi bu dönemde olmuştur., Yine zaman,zaman Kürt halkina basta Ermeniler, Asuriler ve Rumlar olmak üzere, azinliklarin haklarinin inkari ile kısmen baskıya maruz kalmışlardır.
Aslında, Kürtler için geçmişte'de, Türkiye'nin demokratiklesme süreci zaman, zaman baskilar ve askeri yönetim ve istiklal mahkemelerın kurulmasıyla kesintiye
ugratilmistir: 1921 de, Koçgiri Halk Hareketi,1925'te Şeyh Said, 1937- Dersim
başkaldırıları ve Kürd halkinin önderlerine yönelik imha ve yok etmesiyle
birlikte,peş,peşe idam edilmeleri ve tek parti rejiminin kurulması gibi.. 1955'te
müslüman olmayan azinliklara karsi uygulanan anti demokratik baskılar ve
uygulamalar.27.Mayis 1960 Askeri ihtilali içlerinde bazı yurtseverlerinde
içinde bulunduğu/olduğu 55-Kürt Ağalarının batıya sürgüne göndermeleri.Bu
sürgünlerin içinde daha sonraları TKDP kurucu ve Genel Sekreteri olacak olan
yurtsever Avukat Faik Bucak'ta vardı.
12 Mart 1971 Darbesini İzleyen Yıllar
12-Mart 1971 de,Türk solu için en belirgin olayları şöyle;6-Mayis 1972 de, THKO den Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yüsuf Aslanın idam edilmesi, 31.Mayis 1971 de,THKO den, Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan ve Kadir Manga NUR HAK dağlarında Türk orduyla çarpışarak öldürülmeleri, Mart 1972 de,Mahir Çayan ve on arkadaşının Tokat'ın Niksar ilçesi Kızıldere köyünde hünharca imha/öldürlmeleri, Kadiköyde Hüseyin Cevahir'in çatışmada öldürlmesi, Cumhuriyet yazarı İlhan Selçuk'un Ziver bey köşkü diye anılan yerde işkencede görmesi ve yargılanması gibi..
Ayrıca,Binlerce insanin askeri darbeden önce işledikleri iddia edilen suçlar bahane
edilerek, sikiyönetim askeri mahkemelerinde yargilanmalari ve işkenceye, baskıya
karşı karşıya kalmaları.;3.600'ü ögretmen, 118'i gazeteci, yazar, cevirmen,
yayinci, sanatci, 67'si bilimadami olmak üzere 10 bin'den fazla kisi gözaltina
alinmis, büyük kismi tutuklanmis ve mahkum edilmistir. 37 gazete ve derginin
yayini ya tamamen yasaklanmis ya da süreli olarak durdurulmustur. 200'ü askin
kitabin basimi ve satisi yasaklanmis, yarim milyondan fazla kitap toplatilarak
imha edilmistir. 28 kisi emniyet kuvvetleri tarafindan keyfi sekilde sokak
ortasinda vurularak öldürülmüştür.. Gözaltina alinanlar haftalarca tecrit edilerek
iskenceye tabi tutulmustur. Iskence aciklamalari uluslararasi insan haklari
kuruluslarinin ve hukukçularin raporlariyla da dogrulanmistir. Dünyanin dört bir
yanindan gelen tepkiler hice sayilarak devrimci gencligin üc lideri idam
edilmistir. Askeri savcilar ayrica 151 sanik hakkinda da idam talep etmistir. Üç
siyasal parti kapatilmistir. 22-Temmuz 1971 de,Tip Anayasa Mahkemesi tarafından Kürtçülük propaganda yaptığı gerekçesiyle kapanması ve TIP'in yöneticileri 15 yila varan agir hapis cezalarina mahkum edilmisi;Grev ve sendika haklari, askerlerin mevzuatta yapilan degisikliklerle sinirlandirilmistir. Kamu
sektöründeki tüm sendikalar kapatilmistir. Tüm ögrenci dernekleri kapatilmistir.
100 bin'den fazla ögretmeni temsil eden Türkiye Ögretmenler Sendikasi (TÖS)
kapatilmis, liderleri 8 yila varan hapis cezalarina carptirilmis, binlerce
ogretmen polis fislemesiyle isinden edilmiş.
Kürdistan ve DDKO üyelerine verilen cezalar
DDKO, Nisan 1971 de Askeri sıkıyönetim tarafından kapatıldı.92, sanıklı DDKO
davasında DDKO'liler çok ağır koşular altında,Diyarbakır'da yiğitçe savunmalarını
yaparak, Kürt Tarihinde onurlu bir yer edinmişlerdir.Bu dönemde baskılar dahada
yogunlasmis, Kürt halkina karsi operasyonlar Kürdistan bölgesini de, aşarak
batidaki büyük kentlere kadar genisletip, adeta Kürt avına dönüşmüştü. Sömürgeci Cuntacilere göre; DDKO ve TKDP'den bazı kişiler''111 kişi Bölücülük'' suçlamasiyla, 8 - 14-16 yila varan değşik agir hapis cezalarina mahkum edilmistir.
Bunların 92'si DDKO davasından yargılandı. Onurlu Türk Aydini ve Kürt halkının
dostu İsmail Beşikçi'de bu dönemde,14.Ağustos 1972 de Siirt ve Diyarbakır
sıkıyönetim mahkemesinde tutuklanıp, Kürtçülükten 13 yıla mahkum oldu. Bu dönem,12 Mart 1971, ayni zamanda Kürt Ulusalciları / DDKO üyeleri için, Irak, Suriye Lübnan ve Avrupa ülkelerine siyasal göçün baslamasina da yol açmistir. Türkiye tarihinde yabanci ülkelere siyasal nitelikteki ilk kitlesel göç,Osmanli Dönemi Kürt Aydinların yurtdışına zorunlu çıkmaları/ çıkarılmaları ve 1915'te
Ermenilere , Asuri-Keldanilere uygulanan soykirim ve tehcirinden sonra, en çok bu
dönemde olmuştur. TC. Rejimi 1971 Darbesi'nden (ara rejimden)sonra, tekrar
Askeri sömürgeci Cunta 1980 de yönetime el koymuştur.12 Eylul 1980 de, İşkence baskı İdamlar, faalli meçhuller başlamış.Halk tabiri ile 1971'e, göre , beterin beteri olmuş.Çünkü,1980 Askeri sömürgeci Cunta 1971 Askeri darbaesini
aratmıştır.Aslında bu dönem Kürt siyasi hareketleri için bir imha ve yok etme
hareketiydi.
10.03.2006